Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2013/27205 K.2016/2157
Özet: Uyuşmazlık, sanıkların dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine ilişkin TCK 157/1, 62, 52/1-2-3 ve 53/1-2 maddeleriyle ilgili temyiz başvurusu üzerine kurulmuştur; Mahkeme, sanıkların dolandırıcılık eylemini gerçekleştirdiğini kabul ederek TCK 157/1, 62, 52/1-2-3 ve 53/1-2 maddelerine göre mahkumiyet kararı vermiş, ancak 53. madde uygulamasında hatalı kısıtlamaları düzelterek kararını onaylamıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: Sanıklar hakkında TCK'nın 157/1, 62, 52/1-2-3, 53/1-2 maddeleri gereğince mahkumiyet
Dolandırıcılık suçundan sanıkların mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanıklar müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıkların şikayetçinin satışa çıkardığı aracı, 14.750.00 TL bedelle almak üzere anlaşmaya vardıkları, müştekiye 2.750.00 TL peşin ödeme gerçekleştirdikleri, kalan kısım için senet düzenleyerek verdikleri, ardından noterde araç satışına ilişkin sözleşme düzenledikleri, ancak sanıkların senette vade tarihi olarak aralarında anlaştıkları tarihten ileri bir tarih yazarak şikayetçiyi aldattıkları, vade tarihinde ödeme yapmayarak ve müştekinin telefonlarına çıkmayarak ulaşılmaz oldukları, olayın başından itibaren suç kastı ile davrandıkları anlaşılarak dolandırıcılık eylemini gerçekleştirdiklerine ilişkin mahkemenin kabulünde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanıklar hakkında ayrı ayrı kurulan hükümlerde 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “ velayet hakkından; vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun” sadece kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise yoksunluğun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükümlerin bu nedenlerle 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak, yeniden yargılanmayı gerektirmeyen bu hususlarda, aynı Kanun’un 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan hüküm fıkralarında yer alan; 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin çıkartılıp yerlerine, “TCK'nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın c bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” ibarelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 25/02/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: Sanıklar hakkında TCK'nın 157/1, 62, 52/1-2-3, 53/1-2 maddeleri gereğince mahkumiyet
Dolandırıcılık suçundan sanıkların mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanıklar müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıkların şikayetçinin satışa çıkardığı aracı, 14.750.00 TL bedelle almak üzere anlaşmaya vardıkları, müştekiye 2.750.00 TL peşin ödeme gerçekleştirdikleri, kalan kısım için senet düzenleyerek verdikleri, ardından noterde araç satışına ilişkin sözleşme düzenledikleri, ancak sanıkların senette vade tarihi olarak aralarında anlaştıkları tarihten ileri bir tarih yazarak şikayetçiyi aldattıkları, vade tarihinde ödeme yapmayarak ve müştekinin telefonlarına çıkmayarak ulaşılmaz oldukları, olayın başından itibaren suç kastı ile davrandıkları anlaşılarak dolandırıcılık eylemini gerçekleştirdiklerine ilişkin mahkemenin kabulünde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanıklar hakkında ayrı ayrı kurulan hükümlerde 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “ velayet hakkından; vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun” sadece kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise yoksunluğun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükümlerin bu nedenlerle 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak, yeniden yargılanmayı gerektirmeyen bu hususlarda, aynı Kanun’un 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan hüküm fıkralarında yer alan; 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin çıkartılıp yerlerine, “TCK'nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın c bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” ibarelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 25/02/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.