‹ Ana sayfa
Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2012/9263 K.2012/41990

Esas No: 2012/9263 · Karar No: 2012/41990 · Karar Tarihi: 24.09.2012
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın 122.593 dekar araziden yalnızca 8.200 dekarını kullanarak kalan araziyi bizzat ekip biçmesi ve diğer maliklerin vekaletname vermesiyle doğrudan gelir desteği almayı hedefleyen dolandırıcılık eylemi olup olmadığıdır; mahkeme, bu olayda sanığın dolandırıcılık kastıyla hareket ettiğine dair kesin delil bulamadığını belirterek, sanığı beraat yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verdi.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık

HÜKÜM: Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Suç tarihinin, doğrudan gelir desteğine ilişkin ödemenin banka hesabına yatırıldığı 06.10.2006 günü olduğu anlaşılmakla zamanaşımı nedeniyle düşme isteyen tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.

Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.

Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.

Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.

Somut olayda; gerek mağdurların anlatımlarından, gerekse de yapılan keşif sırasında dinlenilen mahalli bilirkişilerin beyanlarından, sanığın başvuruda bulunduğu toplam 122.593 dekar araziden yalnızca 8.200 dekarını kullanmayıp, geri kalan tüm arazileri bizzat kendisinin ekip biçtiğinin sabit olması, dosya kapsamından söz konusu yerler için doğrudan gelir desteği almak için başvuru yapmadığı anlaşılan diğer maliklerin daha önceki yıllarda destekten yararlanması için sanığa vekaletname vermeleri hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, sanığın dolandırıcılık kastıyla hareket ettiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24.09.2012 oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?