Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2012/6712 K.2014/763
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın Iğdır’da müşteriyi hileli söz ve davranışlarla ikna ederek petrol ürünleri alıp satmasıyla dolandırıcılık suçunu işlemiş olmasıdır. Mahkeme, bu deliller ışığında sanığı dolandırıcılıktan mahkum etti.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Somut olayda; sanık ...'in, 1 ve 5 litrelik petrol ürünlerini pazarlamak amacı ile Iğdır'da bulunan müşteki ...'ın yanına gelerek ürünlerden satın almak istediğini beyan ettiği, müştekinin kendisini tanımadığını söylemesi üzerine, peşin para ile malları satın alacağını belirttiği, bu şekilde müştekiyi ikna ederek malları alma konusunda anlaştığı, bilahare sanığın tanık ...'den emaneten aldığı araç ile gelip, müştekiyi de alarak Harmanyolu üzerinde bulunan ...'in tavukçu dükkanına götürdüğü, dükkanın kapalı olması üzerine kapısının kilidini kırarak müştekiden aldığı malzemeyi buraya indirdiği, daha sonra müşteki ile birlikte tekrar şehir merkezine geldikleri, sanığın, bankadan para alıp getireceğini söyleyerek müştekiyi bir kafeteryada bıraktıktan sonra daha önceden malları boşaltmış olduğu dükkana giderek katılana ait malları ...'a sattığı, sanığın bu şekildeki hileli söz ve davranışlarla ikna ettiği katılandan haksız menfaat ettiği anlaşılmakla, üzerine atılı suçun sübut bulduğuna dair kabul ve uygulamada isabetsizlik görülmemiştir. Gerekçeli karar başlığında, müşteki ...'ın isminin yazılmaması, hükmün gerekçe bölümünde mahkumiyet nedenleri ve buna dair olaylar anlatılırken sanık ... yerine sanık ...'nin isminin yazılması ile gerekçe içeriği ve hüküm itibariyle sanık ... hakkında mahkumiyet kararı verildiği halde, hüküm fıkrasının 1. maddesinde mahkumiyet kararı verilen sanık isminin belirtilmemesi mahallinde düzeltilmesi mümkün hata olarak görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, 21.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Somut olayda; sanık ...'in, 1 ve 5 litrelik petrol ürünlerini pazarlamak amacı ile Iğdır'da bulunan müşteki ...'ın yanına gelerek ürünlerden satın almak istediğini beyan ettiği, müştekinin kendisini tanımadığını söylemesi üzerine, peşin para ile malları satın alacağını belirttiği, bu şekilde müştekiyi ikna ederek malları alma konusunda anlaştığı, bilahare sanığın tanık ...'den emaneten aldığı araç ile gelip, müştekiyi de alarak Harmanyolu üzerinde bulunan ...'in tavukçu dükkanına götürdüğü, dükkanın kapalı olması üzerine kapısının kilidini kırarak müştekiden aldığı malzemeyi buraya indirdiği, daha sonra müşteki ile birlikte tekrar şehir merkezine geldikleri, sanığın, bankadan para alıp getireceğini söyleyerek müştekiyi bir kafeteryada bıraktıktan sonra daha önceden malları boşaltmış olduğu dükkana giderek katılana ait malları ...'a sattığı, sanığın bu şekildeki hileli söz ve davranışlarla ikna ettiği katılandan haksız menfaat ettiği anlaşılmakla, üzerine atılı suçun sübut bulduğuna dair kabul ve uygulamada isabetsizlik görülmemiştir. Gerekçeli karar başlığında, müşteki ...'ın isminin yazılmaması, hükmün gerekçe bölümünde mahkumiyet nedenleri ve buna dair olaylar anlatılırken sanık ... yerine sanık ...'nin isminin yazılması ile gerekçe içeriği ve hüküm itibariyle sanık ... hakkında mahkumiyet kararı verildiği halde, hüküm fıkrasının 1. maddesinde mahkumiyet kararı verilen sanık isminin belirtilmemesi mahallinde düzeltilmesi mümkün hata olarak görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, 21.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.