Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2012/5045 K.2012/36466
Özet: (1) Sanığın uluslararası gemilerde çalışmak için gazete ilanı vererek, başvuru sürecinde sahte belgeler ve hileli davranışlarla sanıkların açtığı büroya para alarak dolandırıcılık suçunu işlemesi; (2) Ağır Ceza Mahkemesi, 07.05.2012 tarihli oybirliği kararıyla sanığın dolandırıcılık suçundan mahkumiyet kararını onayladı.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
765 sayılı TCK.nun 523 maddesinden farklı bir şekilde düzenlenen ve tazmin esası yerine pişmanlık esasına dayalı olarak kabul olunan, şahsa bağlı cezayı hafifletici nedenlerden olan 5237 sayılı TCK.nun 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için sanığın bizzat pişmanlık duyarak hiç bir baskı altında kalmadan kendiliğinden zararı gidermesi gerekmekte olup kovuşturma aşamasında diğer sanığın zararı gidermesine katkıda bulunmayan sanık hakkında yazılı şekilde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması alehte temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kulanılan hilenin şekli kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; Sanığın temyiz dışı diğer sanıkla birlikte yurtdışında uluslararası gemilerde çalışmak üzere elaman arandığını belirterek gazete ilanı verdikleri, ilan üzerine katılan ve müştekilerin sanıkların açtıkları büroya başvuruda bulunduklarında kendilerinden başvuru belgeleriyle birlikte değişik miktarlarda paraları aldıkları daha sonra ... yerini kapatıp kaçtıkları olayda dolandırıcılık suçunun oluştuğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 07.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
765 sayılı TCK.nun 523 maddesinden farklı bir şekilde düzenlenen ve tazmin esası yerine pişmanlık esasına dayalı olarak kabul olunan, şahsa bağlı cezayı hafifletici nedenlerden olan 5237 sayılı TCK.nun 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için sanığın bizzat pişmanlık duyarak hiç bir baskı altında kalmadan kendiliğinden zararı gidermesi gerekmekte olup kovuşturma aşamasında diğer sanığın zararı gidermesine katkıda bulunmayan sanık hakkında yazılı şekilde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması alehte temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kulanılan hilenin şekli kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; Sanığın temyiz dışı diğer sanıkla birlikte yurtdışında uluslararası gemilerde çalışmak üzere elaman arandığını belirterek gazete ilanı verdikleri, ilan üzerine katılan ve müştekilerin sanıkların açtıkları büroya başvuruda bulunduklarında kendilerinden başvuru belgeleriyle birlikte değişik miktarlarda paraları aldıkları daha sonra ... yerini kapatıp kaçtıkları olayda dolandırıcılık suçunun oluştuğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 07.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.