Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2012/471 K.2013/14066
1 kez atıf aldı 1 bozma bağlamı Sonraki kararlarda bu karara yapılan atıflar
Özet: (1) Sanığın, otomobil yedek parçası satış departmanında gerçek dışı faturalar düzenleyerek müşterilerden para tahsil etmesi ve bu paraları şirketine vermemesiyle dolandırıcılık, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ve özel belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddia edildi. (2) Mahkeme, sanığı bu suçlardan mahkum etti; ancak aynı zamanda sanığın beraat ettiği kararları da açıkladı.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet, beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Ticarî faaliyeti meslek olarak icra eden kişilerin, güvenilirliğini sağlamak amacıyla, bu suçun, tacir (kişisel olarak ticaretle uğraşan kimseler) veya şirket yöneticisi olan yada şirket adına hareket eden kişilerin ticarî faaliyetleri sırasında işlenmesi, TCK'nın 158/1-h bendinde nitelikli hâl kabul edilmiştir. Bu kavramlar Türk Ticaret Kanunun ilgili hükümlerine göre belirlenecektir.
Türk Ticaret Kanunun Madde 14 de, Tacir;
"(1) Kişisel durumları ya da yaptığı işlerin niteliği nedeniyle yahut meslek ve görevleri dolayısıyla, kanundan veya bir yargı kararından ... bir yasağa aykırı bir şekilde ya da başka bir kişinin veya resmî bir makamın iznine gerek olmasına rağmen izin veya onay almadan bir ticari işletmeyi işleten kişi de tacir sayılır. “denilmektedir.
Ticaret şirketleri, aynı yasanın madde 124 de
”(1) Ticaret şirketleri; kollektif, komandit, anonim, limited ve kooperatif şirketlerden ibarettir.
(2) Bu Kanunda, kollektif ile komandit şirket şahıs; anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirket sermaye şirketi sayılır” şeklinde tanımlanmıştır.
Bu suçun oluşabilmesi için, tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin dolandırıcılık suçunu ticari faaliyetleri sırasında işlemiş olmaları gerekir. Keza, kooperatif yöneticilerinin bu nitelikli halden cezalandırılabilmeleri için suçun kooperatifin faaliyeti kapsamında, işlenmesi gereklidir. Bu suçun faili tacir veya şirket yöneticisi yada şirket adına hareket eden kişi yada kooperatif yöneticisi olabilir.
... Oto Servis ve Ticaret A.Ş.'de parça satış departmanında satış şefi olarak çalışan sanığın, katılan şirketten bakım ve onarım hizmeti alan müşterilerinin nam ve hesaplarına gerçek dışı faturalar düzenleyerek sorumlusu bulunduğu parça satış departmanında otomobil yedek parçası aldığı, sahte kaşe kullanmak suretiyle müşterilerden fatura bedellerini tahsil ettiği ve tahsil ettiği paraları katılan şirkete vermediği, gerçekte satılmamış yedek parçalar için "... emri" adı verilen istek formları düzenlediği, müşterilerden ... Limited Şirketi adına sipariş edilmiş ve depoda muhafaza edilmesi gereken yedek parçaları da aldığı ve bu şekilde dolandırıcılık, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ve özel belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddia olunan somut olayda;
iddianamede olayın bu şekilde izahatı yapıldıktan sonra dolandırıcılık suçu açısından sevk maddesinin 5237 sayılı TCK'nın 158/1.h maddesi olarak gösterildiği, 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 12. maddesine göre nitelikli dolandırıcılık suçlarına bakmakla görevli mahkemenin Ağır Ceza Mahkemeleri olduğu gözetilerek, üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, görevsiz olan Asliye Ceza Mahkemesince duruşmaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, O yer Cumhuriyet savcısı, katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince sair yönleri incelenmeyen hükmün BOZULMASINA, 25.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Dolandırıcılık, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet, beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Ticarî faaliyeti meslek olarak icra eden kişilerin, güvenilirliğini sağlamak amacıyla, bu suçun, tacir (kişisel olarak ticaretle uğraşan kimseler) veya şirket yöneticisi olan yada şirket adına hareket eden kişilerin ticarî faaliyetleri sırasında işlenmesi, TCK'nın 158/1-h bendinde nitelikli hâl kabul edilmiştir. Bu kavramlar Türk Ticaret Kanunun ilgili hükümlerine göre belirlenecektir.
Türk Ticaret Kanunun Madde 14 de, Tacir;
"(1) Kişisel durumları ya da yaptığı işlerin niteliği nedeniyle yahut meslek ve görevleri dolayısıyla, kanundan veya bir yargı kararından ... bir yasağa aykırı bir şekilde ya da başka bir kişinin veya resmî bir makamın iznine gerek olmasına rağmen izin veya onay almadan bir ticari işletmeyi işleten kişi de tacir sayılır. “denilmektedir.
Ticaret şirketleri, aynı yasanın madde 124 de
”(1) Ticaret şirketleri; kollektif, komandit, anonim, limited ve kooperatif şirketlerden ibarettir.
(2) Bu Kanunda, kollektif ile komandit şirket şahıs; anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirket sermaye şirketi sayılır” şeklinde tanımlanmıştır.
Bu suçun oluşabilmesi için, tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin dolandırıcılık suçunu ticari faaliyetleri sırasında işlemiş olmaları gerekir. Keza, kooperatif yöneticilerinin bu nitelikli halden cezalandırılabilmeleri için suçun kooperatifin faaliyeti kapsamında, işlenmesi gereklidir. Bu suçun faili tacir veya şirket yöneticisi yada şirket adına hareket eden kişi yada kooperatif yöneticisi olabilir.
... Oto Servis ve Ticaret A.Ş.'de parça satış departmanında satış şefi olarak çalışan sanığın, katılan şirketten bakım ve onarım hizmeti alan müşterilerinin nam ve hesaplarına gerçek dışı faturalar düzenleyerek sorumlusu bulunduğu parça satış departmanında otomobil yedek parçası aldığı, sahte kaşe kullanmak suretiyle müşterilerden fatura bedellerini tahsil ettiği ve tahsil ettiği paraları katılan şirkete vermediği, gerçekte satılmamış yedek parçalar için "... emri" adı verilen istek formları düzenlediği, müşterilerden ... Limited Şirketi adına sipariş edilmiş ve depoda muhafaza edilmesi gereken yedek parçaları da aldığı ve bu şekilde dolandırıcılık, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ve özel belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddia olunan somut olayda;
iddianamede olayın bu şekilde izahatı yapıldıktan sonra dolandırıcılık suçu açısından sevk maddesinin 5237 sayılı TCK'nın 158/1.h maddesi olarak gösterildiği, 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 12. maddesine göre nitelikli dolandırıcılık suçlarına bakmakla görevli mahkemenin Ağır Ceza Mahkemeleri olduğu gözetilerek, üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, görevsiz olan Asliye Ceza Mahkemesince duruşmaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, O yer Cumhuriyet savcısı, katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince sair yönleri incelenmeyen hükmün BOZULMASINA, 25.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.