Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2012/4599 K.2012/37211
Özet: (1) Uyuşmazlık konusu, suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme, hakaret ve taksirle yaralama suçlarından kurulan hükümlerin temyiz itirazlarıdır; (2) Mahkeme, temyiz taleplerini reddederek, ilgili cezaları uygulanabilir kılmakta ve taksirle yaralama kararının 5320 sayılı Kanun çerçevesinde bozulmasına karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Mala Zarar Verme, Hakaret, Taksirle Yaralama
HÜKÜM: Beraat, Ceza Verilmesine Yer Olmadığına, Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Suça sürüklenen çocuk ... hakkında mala zarar verme suçundan hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre hükmün 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 5219 Sayılı Kanunun 3-B maddesi ile değişik 1412 Sayılı CMUK’un 305/1. maddesi gereğince hüküm tarihine göre, temyizi mümkün olmadığından suça sürüklenen çocuk müdafiinin bu suçtan kurulan hükme yönelik temyiz isteğinin aynı kanunun 317. maddesi gereğince REDDİNE,
2-Suça sürüklenen çocuk ... hakkında hakaret suçundan, sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlerin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan sanık ...'ın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
3-Katılan sanık ... hakkında taksirli yaralama suçundan kurulan hükmün temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun oluşan kanaat ve takdirine göre, sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
5271 sayılı CMK'nun 231/6-c fıkrasında belirtilen zarar kavramının, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.02.2009 tarih ve 11-250/13 sayılı kararında da kabul edildiği gibi belirlenebilir, ölçülebilir, somut maddi zarar olup manevi nitelikteki zararı kapsamadığı,
Sanığın sabıkasız olduğunun anlaşılması, yaralama suçunda dosyaya yansıyan, katılan tarafından ileri sürülmüş ve belgelendirilmiş giderilmesi gereken ölçülebilir, belirlenebilir (somut) maddi bir zarar bulunup bulunmadığının katılan suça sürüklenen çocuk, müdafii yada yasal temsilcisinden sorulup bir saptama yapılmadan ve manevi zararın ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasına engel teşkil etmeyeceği gözetilmeden, sanığın işlemiş olduğu yaralama eyleminden dolayı "taraflar arasında uzlaşma sağlanamadığından ve zarar giderimi olmadığı" biçimindeki yetersiz gerekçe ile CMK.nın 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yasaya aykırı, katılan sanık ...'ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Mala Zarar Verme, Hakaret, Taksirle Yaralama
HÜKÜM: Beraat, Ceza Verilmesine Yer Olmadığına, Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Suça sürüklenen çocuk ... hakkında mala zarar verme suçundan hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre hükmün 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 5219 Sayılı Kanunun 3-B maddesi ile değişik 1412 Sayılı CMUK’un 305/1. maddesi gereğince hüküm tarihine göre, temyizi mümkün olmadığından suça sürüklenen çocuk müdafiinin bu suçtan kurulan hükme yönelik temyiz isteğinin aynı kanunun 317. maddesi gereğince REDDİNE,
2-Suça sürüklenen çocuk ... hakkında hakaret suçundan, sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlerin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan sanık ...'ın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
3-Katılan sanık ... hakkında taksirli yaralama suçundan kurulan hükmün temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun oluşan kanaat ve takdirine göre, sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
5271 sayılı CMK'nun 231/6-c fıkrasında belirtilen zarar kavramının, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.02.2009 tarih ve 11-250/13 sayılı kararında da kabul edildiği gibi belirlenebilir, ölçülebilir, somut maddi zarar olup manevi nitelikteki zararı kapsamadığı,
Sanığın sabıkasız olduğunun anlaşılması, yaralama suçunda dosyaya yansıyan, katılan tarafından ileri sürülmüş ve belgelendirilmiş giderilmesi gereken ölçülebilir, belirlenebilir (somut) maddi bir zarar bulunup bulunmadığının katılan suça sürüklenen çocuk, müdafii yada yasal temsilcisinden sorulup bir saptama yapılmadan ve manevi zararın ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasına engel teşkil etmeyeceği gözetilmeden, sanığın işlemiş olduğu yaralama eyleminden dolayı "taraflar arasında uzlaşma sağlanamadığından ve zarar giderimi olmadığı" biçimindeki yetersiz gerekçe ile CMK.nın 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yasaya aykırı, katılan sanık ...'ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.