Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2012/324 K.2013/14296
ÖzetHer cümle kararın kendi metninden doğrulandı.
Karar yönü: OnamaKimin lehine: Sanık
Uyuşmazlık
Katılan, sanığın kendisini sanatçı olarak tanıtıp siyasi bağlantıları olduğunu söyleyerek arsa satışı vaadiyle 20.000 TL dolandırdığını iddia etmiştir. Sanık ise paranın arsa satışı için değil, başka bir işin halledilmesi amacıyla gönderildiğini savunmuştur.
Kaynak pasajlar (1)
- Katılanın, arkadaşı ... vasıtasıyla sanıkla tanıştığı ve arkadaş oldukları, sanığın, kendisini film çeken bir sanatçı olarak tanıttığı, "siyasilerle arasının iyi olduğunu, bayan arkadaşı olan ...'in Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği Yazı İşleri Müdürü olduğunu, yüksek rütbelerden tanıdıkları olduğunu" söyledikten sonra, kendisine ait arsayı katılana satmak istediği, tarafların anlaşmasından sonra, sanığın, paranın ... isimli kişinin hesabına gönderilmesini istediği, katılanın belirtilen hesaba 20.000 TL para göndermesine rağmen, sanık tarafından taşınmazın devrinin yapılmadığı ve aynı yerin başkasına satıldığı, böylece sanığın dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; sanık ve katılanın beyanlarına göre; taşınmazla ilgili sözlü olarak yapılan anlaşma çerçevesinde, paranın tamamının ödenmesi halinde tapudan devir yapılacağı hususunda anlaşma sağlandığı, ancak sanık tarafından tapuda devrin yapılmadığı, ve sanığın, taşınmazını başkasına sattığı anlaşılmakta ise de, sanığın, katılan ve arkadaşını, ...'daki bir işine aracılık etmesi için tanıdıklarına yönlendirdiği, katılanın, bu işin halledilmesi için tanık ... aracılığıyla ... isimli kişiye parayı gönderdiğini, beyan etmesi ve yargılama sırasında vefat eden ... isimli kişinin de tanık ...'ın yanına iki kişi göndererek gönderilen parayı aldırttığını, ifade etmesi karşısında katılanın 20.000 TL parayı arsa karşılığı sanığa değil, başka bir işin gördürülmesi için tanık Hakan aracılığıyla ... isimli kişiye göndermiş olabileceği hususunda şüphe bulunmadığından sanığın suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığı gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Gerekçe
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, katılanın parayı arsa karşılığı sanığa değil, başka bir işin gördürülmesi için tanık aracılığıyla üçüncü bir kişiye göndermiş olabileceği yönündeki şüphenin giderilemediğini tespit etmiştir. Bu nedenle sanığın dolandırıcılık suçunu işlediğine dair mahkumiyet için yeterli delil bulunmadığına dair Asliye Ceza Mahkemesi kararında isabetsizlik görmemiştir.
Kaynak pasajlar (2)
- Katılanın, arkadaşı ... vasıtasıyla sanıkla tanıştığı ve arkadaş oldukları, sanığın, kendisini film çeken bir sanatçı olarak tanıttığı, "siyasilerle arasının iyi olduğunu, bayan arkadaşı olan ...'in Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği Yazı İşleri Müdürü olduğunu, yüksek rütbelerden tanıdıkları olduğunu" söyledikten sonra, kendisine ait arsayı katılana satmak istediği, tarafların anlaşmasından sonra, sanığın, paranın ... isimli kişinin hesabına gönderilmesini istediği, katılanın belirtilen hesaba 20.000 TL para göndermesine rağmen, sanık tarafından taşınmazın devrinin yapılmadığı ve aynı yerin başkasına satıldığı, böylece sanığın dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; sanık ve katılanın beyanlarına göre; taşınmazla ilgili sözlü olarak yapılan anlaşma çerçevesinde, paranın tamamının ödenmesi halinde tapudan devir yapılacağı hususunda anlaşma sağlandığı, ancak sanık tarafından tapuda devrin yapılmadığı, ve sanığın, taşınmazını başkasına sattığı anlaşılmakta ise de, sanığın, katılan ve arkadaşını, ...'daki bir işine aracılık etmesi için tanıdıklarına yönlendirdiği, katılanın, bu işin halledilmesi için tanık ... aracılığıyla ... isimli kişiye parayı gönderdiğini, beyan etmesi ve yargılama sırasında vefat eden ... isimli kişinin de tanık ...'ın yanına iki kişi göndererek gönderilen parayı aldırttığını, ifade etmesi karşısında katılanın 20.000 TL parayı arsa karşılığı sanığa değil, başka bir işin gördürülmesi için tanık Hakan aracılığıyla ... isimli kişiye göndermiş olabileceği hususunda şüphe bulunmadığından sanığın suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığı gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
- Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 30/09/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Sonuç
Katılan, sanığın arsa satışı vaadiyle kendisini dolandırdığını ileri sürerek hükmün bozulmasını istemiştir. Yargıtay 15. Ceza Dairesi, paranın gönderiliş amacına dair şüphe giderilemediği ve suçun oluştuğuna dair yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle yerel mahkemenin beraat kararını onamıştır.
Kaynak pasajlar (2)
- Katılanın, arkadaşı ... vasıtasıyla sanıkla tanıştığı ve arkadaş oldukları, sanığın, kendisini film çeken bir sanatçı olarak tanıttığı, "siyasilerle arasının iyi olduğunu, bayan arkadaşı olan ...'in Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği Yazı İşleri Müdürü olduğunu, yüksek rütbelerden tanıdıkları olduğunu" söyledikten sonra, kendisine ait arsayı katılana satmak istediği, tarafların anlaşmasından sonra, sanığın, paranın ... isimli kişinin hesabına gönderilmesini istediği, katılanın belirtilen hesaba 20.000 TL para göndermesine rağmen, sanık tarafından taşınmazın devrinin yapılmadığı ve aynı yerin başkasına satıldığı, böylece sanığın dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; sanık ve katılanın beyanlarına göre; taşınmazla ilgili sözlü olarak yapılan anlaşma çerçevesinde, paranın tamamının ödenmesi halinde tapudan devir yapılacağı hususunda anlaşma sağlandığı, ancak sanık tarafından tapuda devrin yapılmadığı, ve sanığın, taşınmazını başkasına sattığı anlaşılmakta ise de, sanığın, katılan ve arkadaşını, ...'daki bir işine aracılık etmesi için tanıdıklarına yönlendirdiği, katılanın, bu işin halledilmesi için tanık ... aracılığıyla ... isimli kişiye parayı gönderdiğini, beyan etmesi ve yargılama sırasında vefat eden ... isimli kişinin de tanık ...'ın yanına iki kişi göndererek gönderilen parayı aldırttığını, ifade etmesi karşısında katılanın 20.000 TL parayı arsa karşılığı sanığa değil, başka bir işin gördürülmesi için tanık Hakan aracılığıyla ... isimli kişiye göndermiş olabileceği hususunda şüphe bulunmadığından sanığın suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığı gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
- Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 30/09/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılanın, arkadaşı ... vasıtasıyla sanıkla tanıştığı ve arkadaş oldukları, sanığın, kendisini film çeken bir sanatçı olarak tanıttığı, "siyasilerle arasının iyi olduğunu, bayan arkadaşı olan ...'in Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği Yazı İşleri Müdürü olduğunu, yüksek rütbelerden tanıdıkları olduğunu" söyledikten sonra, kendisine ait arsayı katılana satmak istediği, tarafların anlaşmasından sonra, sanığın, paranın ... isimli kişinin hesabına gönderilmesini istediği, katılanın belirtilen hesaba 20.000 TL para göndermesine rağmen, sanık tarafından taşınmazın devrinin yapılmadığı ve aynı yerin başkasına satıldığı, böylece sanığın dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; sanık ve katılanın beyanlarına göre; taşınmazla ilgili sözlü olarak yapılan anlaşma çerçevesinde, paranın tamamının ödenmesi halinde tapudan devir yapılacağı hususunda anlaşma sağlandığı, ancak sanık tarafından tapuda devrin yapılmadığı, ve sanığın, taşınmazını başkasına sattığı anlaşılmakta ise de, sanığın, katılan ve arkadaşını, ...'daki bir işine aracılık etmesi için tanıdıklarına yönlendirdiği, katılanın, bu işin halledilmesi için tanık ... aracılığıyla ... isimli kişiye parayı gönderdiğini, beyan etmesi ve yargılama sırasında vefat eden ... isimli kişinin de tanık ...'ın yanına iki kişi göndererek gönderilen parayı aldırttığını, ifade etmesi karşısında katılanın 20.000 TL parayı arsa karşılığı sanığa değil, başka bir işin gördürülmesi için tanık Hakan aracılığıyla ... isimli kişiye göndermiş olabileceği hususunda şüphe bulunmadığından sanığın suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığı gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 30/09/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılanın, arkadaşı ... vasıtasıyla sanıkla tanıştığı ve arkadaş oldukları, sanığın, kendisini film çeken bir sanatçı olarak tanıttığı, "siyasilerle arasının iyi olduğunu, bayan arkadaşı olan ...'in Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği Yazı İşleri Müdürü olduğunu, yüksek rütbelerden tanıdıkları olduğunu" söyledikten sonra, kendisine ait arsayı katılana satmak istediği, tarafların anlaşmasından sonra, sanığın, paranın ... isimli kişinin hesabına gönderilmesini istediği, katılanın belirtilen hesaba 20.000 TL para göndermesine rağmen, sanık tarafından taşınmazın devrinin yapılmadığı ve aynı yerin başkasına satıldığı, böylece sanığın dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; sanık ve katılanın beyanlarına göre; taşınmazla ilgili sözlü olarak yapılan anlaşma çerçevesinde, paranın tamamının ödenmesi halinde tapudan devir yapılacağı hususunda anlaşma sağlandığı, ancak sanık tarafından tapuda devrin yapılmadığı, ve sanığın, taşınmazını başkasına sattığı anlaşılmakta ise de, sanığın, katılan ve arkadaşını, ...'daki bir işine aracılık etmesi için tanıdıklarına yönlendirdiği, katılanın, bu işin halledilmesi için tanık ... aracılığıyla ... isimli kişiye parayı gönderdiğini, beyan etmesi ve yargılama sırasında vefat eden ... isimli kişinin de tanık ...'ın yanına iki kişi göndererek gönderilen parayı aldırttığını, ifade etmesi karşısında katılanın 20.000 TL parayı arsa karşılığı sanığa değil, başka bir işin gördürülmesi için tanık Hakan aracılığıyla ... isimli kişiye göndermiş olabileceği hususunda şüphe bulunmadığından sanığın suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığı gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 30/09/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.