Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2012/263 K.2013/13299
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın şikayetçiyi Irak'ta ehliyet işlemlerinin yapılacağı sahte bir yerle aldatıp 300 dolar haksız yarar sağlamasıyla dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmadığıdır; mahkeme, sanığın hileli davranışları ve mağdurun yanıltılması sonucunda dolandırıcılık suçunun oluştuğunu kabul ederek, sanığı bu suçla cezalandırmak üzere karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; ticaretle uğraşması nedeniyle sık sık Irak'a gitmesi gereken şikayetçinin ehliyetini Irak'ta hangi işlemlerden sonra kullanabileceğini araştırmak için ... Bölge Trafik İstasyon Amirliği’ne gittiği sırada sanıkla tanıştığı, aradan bir müddet geçtikten sonra sanığın şikayetçiyi arayarak Irak'ta tanıdığı bir noter bulunduğunu, bu noterin ehliyet işlemlerini Irak'ta resmi olarak halledeceğini ifade ettiği, bu nedenle ... sınır kapısında buluştukları, bu sırada yanlarında şikayetçinin şoförü olan tanık ...’in de bulunduğu, sanığın, şikayetçiden nüfus cüzdanı ve ehliyet fotokopileri ile yapacağı işlemler için 300 dolar aldığı, şikayetçiye Irak’a geçtikten sonra
... şehrinde “Mektep 112” denilen bir yer olduğunu, orada işlemlerinin halledileceğini, ehliyeti o yerden alabileceğini söylediği, oysaki şikayetçinin ... şehrine gittiğinde böyle bir yerin olmadığını öğrendiği, bu şekilde sanığın hileli davranışlarla şikayetçiyi aldatmak suretiyle ondan 300 dolar alarak kendisine haksız yarar sağladığı anlaşıldığından, eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 16.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; ticaretle uğraşması nedeniyle sık sık Irak'a gitmesi gereken şikayetçinin ehliyetini Irak'ta hangi işlemlerden sonra kullanabileceğini araştırmak için ... Bölge Trafik İstasyon Amirliği’ne gittiği sırada sanıkla tanıştığı, aradan bir müddet geçtikten sonra sanığın şikayetçiyi arayarak Irak'ta tanıdığı bir noter bulunduğunu, bu noterin ehliyet işlemlerini Irak'ta resmi olarak halledeceğini ifade ettiği, bu nedenle ... sınır kapısında buluştukları, bu sırada yanlarında şikayetçinin şoförü olan tanık ...’in de bulunduğu, sanığın, şikayetçiden nüfus cüzdanı ve ehliyet fotokopileri ile yapacağı işlemler için 300 dolar aldığı, şikayetçiye Irak’a geçtikten sonra
... şehrinde “Mektep 112” denilen bir yer olduğunu, orada işlemlerinin halledileceğini, ehliyeti o yerden alabileceğini söylediği, oysaki şikayetçinin ... şehrine gittiğinde böyle bir yerin olmadığını öğrendiği, bu şekilde sanığın hileli davranışlarla şikayetçiyi aldatmak suretiyle ondan 300 dolar alarak kendisine haksız yarar sağladığı anlaşıldığından, eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 16.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.