Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2012/21823 K.2013/7575
Özet: (1) Sanığın boşanmış eşinin evine saldırarak kapıya zarar vermesi ve hakaret içeren sözler söylemesiyle mala zarar verme, hakaret ve kasten yaralamaya teşebbüs suçlarının oluşması. (2) Mahkeme, bu suçların oluştuğunu kabul ederek sanığı mahkum etti.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Mala Zarar Verme, Hakaret, Kasten Yaralamaya Teşebbüs
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Hakaret suçunun oluşabilmesi için, bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını incitecek ölçüde, somut bir fiil veya olgu isnat etmek ya da yakıştırmalarda bulunmak ya da sövmek gerekmektedir. Kişiye isnat edilen somut fiil veya olgunun gerçek olup olmamasının bir önemi yoktur. İsnadın ispatın konusu ayrıdır. Somut bir fiil ve olgu isnat etmek; isnat, mağdurun onur şeref ve saygınlığını incitecek nitelikte olacaktır. Mağdura yüklenen fiil ve olgunun belirli olması şarttır. Fiilin somut sayılabilmesi için, şahsa, şekle, konuya, yere ve zamana ilişkin unsurlar gösterilmiş olmalıdır. Bu unsurların tamamının birlikte söylenmesi şart değildir. Sözlerin isnat edilen fiilî belirleyecek açıklıkta olması yeterlidir. Çoğu zaman isnat edilen fiil ve olgunun, hangi zaman ve yerde meydana geldiğinin belirtilmesi, onur ve saygınlığı incitecek niteliği tespit için yeterli olmaktadır. Tarafların sosyal durumları, sözlerin söylendiği yer ve söyleniş şekli, söylenmeden önceki olaylar nazara alınarak suç vasfı tayin olunmalıdır.
Boşandığı eşine ait dört katlı binanın 3 numaralı dairesinde yaşamakta olan sanığın, aralarında husumet bulunup aynı binanın 2 numaralı dairesinde kiracı olarak oturan katılanların evinin kapısına alkollü bir şekilde gelip, dışarı çıkan katılan ...'ya elindeki baltayı savurarak saldırması ancak katılanın evinin içerisine kaçması neticesinde sanığın baltayı katılana isabet ettirememesi, eylemlerine devam eden sanığın baltayı katılanların ikametinin kapısına vurarak kapıya zarar vermesi, giriş kapısının önündeki lambayı kırması, üst kattaki evine çıkarken "sizin ananızı avradınızı sinkaf edeceğim, o... çocukları, şerefsizler" diyerek bağırması şeklinde gelişen olayda, mahkemenin mala zarar verme, hakaret ve kasten yaralamaya teşebbüs suçlarının oluştuğuna yönelik kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 24.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Mala Zarar Verme, Hakaret, Kasten Yaralamaya Teşebbüs
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Hakaret suçunun oluşabilmesi için, bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını incitecek ölçüde, somut bir fiil veya olgu isnat etmek ya da yakıştırmalarda bulunmak ya da sövmek gerekmektedir. Kişiye isnat edilen somut fiil veya olgunun gerçek olup olmamasının bir önemi yoktur. İsnadın ispatın konusu ayrıdır. Somut bir fiil ve olgu isnat etmek; isnat, mağdurun onur şeref ve saygınlığını incitecek nitelikte olacaktır. Mağdura yüklenen fiil ve olgunun belirli olması şarttır. Fiilin somut sayılabilmesi için, şahsa, şekle, konuya, yere ve zamana ilişkin unsurlar gösterilmiş olmalıdır. Bu unsurların tamamının birlikte söylenmesi şart değildir. Sözlerin isnat edilen fiilî belirleyecek açıklıkta olması yeterlidir. Çoğu zaman isnat edilen fiil ve olgunun, hangi zaman ve yerde meydana geldiğinin belirtilmesi, onur ve saygınlığı incitecek niteliği tespit için yeterli olmaktadır. Tarafların sosyal durumları, sözlerin söylendiği yer ve söyleniş şekli, söylenmeden önceki olaylar nazara alınarak suç vasfı tayin olunmalıdır.
Boşandığı eşine ait dört katlı binanın 3 numaralı dairesinde yaşamakta olan sanığın, aralarında husumet bulunup aynı binanın 2 numaralı dairesinde kiracı olarak oturan katılanların evinin kapısına alkollü bir şekilde gelip, dışarı çıkan katılan ...'ya elindeki baltayı savurarak saldırması ancak katılanın evinin içerisine kaçması neticesinde sanığın baltayı katılana isabet ettirememesi, eylemlerine devam eden sanığın baltayı katılanların ikametinin kapısına vurarak kapıya zarar vermesi, giriş kapısının önündeki lambayı kırması, üst kattaki evine çıkarken "sizin ananızı avradınızı sinkaf edeceğim, o... çocukları, şerefsizler" diyerek bağırması şeklinde gelişen olayda, mahkemenin mala zarar verme, hakaret ve kasten yaralamaya teşebbüs suçlarının oluştuğuna yönelik kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 24.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.