Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2012/20037 K.2014/5017
Özet: Sulh Ceza Mahkemesi, 07/10/2008 tarihli güveni kötüye kullanma davasında şikayetçinin katılma isteğini kabul ederek hem temyiz hakkı tanıdı hem de 22/04/2010 tebliğ edilen beraat kararı ve 30/04/2010 havale yapılan temyiz dilekçesini 1412 sayılı CMUK 317. maddeye göre REDDİNE yaptı.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ: Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM: Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2012/2-1466 E, 2013/246 K sayılı 07/05/2013 tarihli ilamında da belirtildiği üzere, şikayetçinin 07/10/2008 tarihli celsede sanıktan şikayetçi olduğunu beyan etmesinin, sanık hakkında açılan davaya katılma istemi niteliğinde bulunduğu halde ve şikayetçinin, yerel mahkeme hükmünü temyiz etmiş olmasının, kanun yolunda davayı takip iradesini eylemli olarak ortaya koyduğu ve bu davranışın yerel mahkemece karara bağlanmayan katılma talebinin inceleme merciince incelenip karara bağlanmasına yönelik bir istemi de içerdiğinin kabul edilmesi gerektiği gözetilerek; katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan ...'ın 5271 sayılı CMK'nın 260/1. maddesine göre, sanık hakkında kurulan hükmü temyize hakkı bulunduğu belirlenmekle, 5271 sayılı CMK'nın 237/2 maddesi uyarınca şikayetçinin kamu davasına katılmasına karar verilerek yapılan temyiz incelemesinde;
Katılanın yokluğunda verilip 22/04/2010 tarihinde tebliğ olunan 13/11/2009 tarihli beraat hükmüne yönelik, yasal süresi geçtikten sonra yaptığı, 30/04/2010 havale tarihli dilekçesi ile vaki temyiz talebinin, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE, 18/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM: Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2012/2-1466 E, 2013/246 K sayılı 07/05/2013 tarihli ilamında da belirtildiği üzere, şikayetçinin 07/10/2008 tarihli celsede sanıktan şikayetçi olduğunu beyan etmesinin, sanık hakkında açılan davaya katılma istemi niteliğinde bulunduğu halde ve şikayetçinin, yerel mahkeme hükmünü temyiz etmiş olmasının, kanun yolunda davayı takip iradesini eylemli olarak ortaya koyduğu ve bu davranışın yerel mahkemece karara bağlanmayan katılma talebinin inceleme merciince incelenip karara bağlanmasına yönelik bir istemi de içerdiğinin kabul edilmesi gerektiği gözetilerek; katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan ...'ın 5271 sayılı CMK'nın 260/1. maddesine göre, sanık hakkında kurulan hükmü temyize hakkı bulunduğu belirlenmekle, 5271 sayılı CMK'nın 237/2 maddesi uyarınca şikayetçinin kamu davasına katılmasına karar verilerek yapılan temyiz incelemesinde;
Katılanın yokluğunda verilip 22/04/2010 tarihinde tebliğ olunan 13/11/2009 tarihli beraat hükmüne yönelik, yasal süresi geçtikten sonra yaptığı, 30/04/2010 havale tarihli dilekçesi ile vaki temyiz talebinin, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE, 18/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.