‹ Ana sayfa
Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2012/19302 K.2014/12302

Esas No: 2012/19302 · Karar No: 2014/12302 · Karar Tarihi: 18.06.2014
Özet: (1) Sanığın sahte kimlik kullanarak katılanlara dolandırıcılık ve iftira suçları işlediği iddia edildi. (2) Mahkeme, sanığın dolandırıcılık ve iftira suçlarından mahkumiyet kararını bozdu; beraat hükmü kabul edilerek yargılama yeniden başlatıldı.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık, iftira

HÜKÜM: Beraat, mahkûmiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik incelemede;
Av. ...'ın yargılama sırasında sahte kimlik kullandığı anlaşılan sanık ...'... olduğunun anlaşılması karşısında, sanık ...'... sıfatı bulunmamakla beraat hükmüne yönelik temyiz isteminin CMuK'nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Sanık ... hakkında dolandırıclık ve iftira suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.

Katılanların bulunduğu apartmana gelen ve tüm zillere aynı anda basarak dışarı çıkmalarını sağlayan sanığın, katılanlara isminin ... olduğunu, Türkiye Elektrik Kurumunda şef olarak görev yaptığını, kendilerinin şantiye elektriği kullandıklarının tespit edildiğini, elektriklerini kesmesi gerektiğini ancak kendisine daire başı 320 TL
vermeleri halinde yardımcı olabileceğini, sayaçlarını takacağını söylediği, katılanların da aralarında topladıkları 960 TL 'yi katılan ...'a teslim ettikleri, katılan ... ile sanığın Türkiye Elektrik Kurumu'na gittikleri, sanığın katılana depoda görevli Dursun'dan sayaçları alması için gönderdikten sonra ortadan kaybolduğu, birkaç ay sonra katılanlara ait apartmana yeniden gelmesi üzerine tanınarak yakalandığı, yakalandığında kendisinin ... olduğunu beyan ederek tutuklandığı, aynı isim hakkında iddianame tanzim edilerek dava açıldığı, yargılama sırasında kardeşinin kimlik bilgilerini kullandığının anlaşıldığı, bu şekilde gerçekleşen eylemlerinin dolandırıcılık ve iftira suçunu oluşturduğunun iddia edildiği olayda;
1-Sanık hakkında iftira suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2-Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak;
1-Sanığın, katılanlara karşı aynı anda gerçekleşen eylemi nedeniyle hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde ayrı ayrı mahkumiyet hükmü kurulması,
2-Hapis cezasının alt sınırdan tayin edilmesine rağmen, adli para cezasının belirlenmesi sırasında, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeye dayanarak tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.06.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?