‹ Ana sayfa
Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2012/18327 K.2014/11721

Esas No: 2012/18327 · Karar No: 2014/11721 · Karar Tarihi: 11.06.2014
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanığın otogar civarında bir otelde tanıştığı mağdurun kendisini polis olarak tanıtarak 500 euro ve 150 TL gibi hileli vaatlerle para alması ve ardından ortadan kaybolarak dolandırıcılık suçunun oluşup oluşmadığının belirlenmesiyle ilgilidir. (2) Mahkeme, sanığın eylemlerinin dolandırıcılık suçunu oluşturduğunu kabul ederek mahkumiyet kararı verip kısa süreli hapis cezası ve infaz rejimi uygulamasını onaylamıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık

HÜKÜM: Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.

Somut olayda; sanık ...'un, otogar civarında bir otelde tanıştığı mağdur ...'e kendisini polis olarak tanıtıp sohbet ettiği, daha sonra sanığın müştekinin yanına yeniden gelerek elinde 500 euro gösterip bir polis arkadaşının yeğeninin asker olduğunu ona 150 TL para vereceğini, etrafta bir döviz bürosu bilip bilmediğini sorduğu, daha sonra cebinden 100 TL çıkartarak 50 TL daha olsa parayı gönderirdim dediği, mağdurun da 50 TL'yi sanığa verdiği, daha sonra birlikte internet cafeye gittikleri, burada da kendisini polis olarak tanıttığı, çıkarken mağdura internet cafedeki hesabı ödediğini söylemesine rağmen internet cafe sahibine de parayı daha sonra mağdurdan almasını söylediği, sonrasında mağdurun bu parayı da ödemek zorunda kaldığı, daha sonra sanığın ortadan kaybolduğu sabit olmakla dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Kısa süreli hapis cezası TCK'nın 50/1.f maddesi uyarınca kamuya yararlı bir işte çalışma seçenek yaptırımına çevrilen sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından TCK'nın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmın çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?