Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2012/17952 K.2014/10976
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın katılanı dolandırarak toplam 19.300 TL para göndererek ve bu parayı çekip işe sokmadan kaybetmesiyle dolandırıcılık suçunu işlemiş olmasıdır. Mahkeme, sanığı dolandırıcılıktan mahkum etti, hapis cezasını alt sınırdan tayin etti ve adli para cezası miktarını düzelterek 100 TL olarak belirledi.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılanın Antalya'da bir ilköğretim okulunda müzik öğretmeni olarak görev yaptığı ve bir arkadaşı vasıtasıyla sanık ile tanıştığı, sanığın katılana TRT'de müzikle ilgili bölüme açıktan atama yoluyla bir eleman alınacağını, kendisinin, milletvekili ve bakan danışmanlarının işlerini yaptığını söylemesi üzerine katılanda güven telkin ettiği, bu sebeple katılanın sanığa bu işi çok istediğini, kendisine yardımcı olmasını talep ettiği, sanığın "sana jest yapacağız, seni TRT'ye aldıracağız, ancak müdürün olacak kişilere kıyafet vs. almamız lazım, uçak bileti parası göndermemiz lazım" şeklinde beyanlarda bulunduğu ve katılandan kendisine bu iş karşılığında para vermesini ikna ederek farklı zamanlarda tanık Aylin'e ait bankamatik hesabına toplam 19.300,00 TL para gönderdiği, sanığın bu parayı hesaptan çekerek aldığı, ancak katılanı uzun zaman geçmesine rağmen işe sokmayarak ortadan kaybolduğu, bu şekilde katılanı dolandırdığı; sanık savunması, katılan ve tanık beyanı, makbuzlar ve tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın birden fazla defa katılandan para gösndermesini istemesi ve katılanın buna uyarak farklı zamanlarda farklı miktarlarda toplam 19.300 TL para göndermiş olması karşısında, TCK'nın .../1. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerekirken bu hususun göz ardı edilmesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun'un ... maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından, adli para cezasının uygulanmasına ilişkin olarak "... gün", "1200 TL" adli para cezası teriminin tamamen çıkartılarak yerine, "... gün", "100 TL" adli para cezası ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 03/06/2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılanın Antalya'da bir ilköğretim okulunda müzik öğretmeni olarak görev yaptığı ve bir arkadaşı vasıtasıyla sanık ile tanıştığı, sanığın katılana TRT'de müzikle ilgili bölüme açıktan atama yoluyla bir eleman alınacağını, kendisinin, milletvekili ve bakan danışmanlarının işlerini yaptığını söylemesi üzerine katılanda güven telkin ettiği, bu sebeple katılanın sanığa bu işi çok istediğini, kendisine yardımcı olmasını talep ettiği, sanığın "sana jest yapacağız, seni TRT'ye aldıracağız, ancak müdürün olacak kişilere kıyafet vs. almamız lazım, uçak bileti parası göndermemiz lazım" şeklinde beyanlarda bulunduğu ve katılandan kendisine bu iş karşılığında para vermesini ikna ederek farklı zamanlarda tanık Aylin'e ait bankamatik hesabına toplam 19.300,00 TL para gönderdiği, sanığın bu parayı hesaptan çekerek aldığı, ancak katılanı uzun zaman geçmesine rağmen işe sokmayarak ortadan kaybolduğu, bu şekilde katılanı dolandırdığı; sanık savunması, katılan ve tanık beyanı, makbuzlar ve tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın birden fazla defa katılandan para gösndermesini istemesi ve katılanın buna uyarak farklı zamanlarda farklı miktarlarda toplam 19.300 TL para göndermiş olması karşısında, TCK'nın .../1. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerekirken bu hususun göz ardı edilmesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun'un ... maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından, adli para cezasının uygulanmasına ilişkin olarak "... gün", "1200 TL" adli para cezası teriminin tamamen çıkartılarak yerine, "... gün", "100 TL" adli para cezası ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 03/06/2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.