‹ Ana sayfa
Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2012/17261 K.2014/9745

Esas No: 2012/17261 · Karar No: 2014/9745 · Karar Tarihi: 20.05.2014
Özet: (1) Sanığın, inşaatta çalışırken tanıştığı bir kişiye Mersin’de Ak Parti Disiplin Kurulunda çalıştığını söyleyerek işe koyma vaadiyle yalan belgeler sunarak 2.500 TL para alıp geri iade etmemesi nedeniyle dolandırıcılık suçunu işlediği iddiası; (2) Mahkeme, sanığın dolandırıcılık suçundan mahkumiyet kararı verip adli para cezasını 5 gün/100 TL olarak düzelterek hükmü onayladı.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık

HÜKÜM: Mahkûmiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
7201 sayılı Kanun'un 35. maddesine göre çıkarılan tebligat usule uygun olmadığından öğrenme üzerine sanığın 22.03.2010 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu belirlenerek yapılan temyiz incelemesinde,
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.

Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.

Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.

Somut olayda; sanığın, inşaatta çalışırken tanıştığı şikayetçiye kendisinin Mersin'de Ak Parti Disiplin Kurulunda çalıştığını söylediği ve işe koyma vaadinde bulunduğu, şikayetçiden nüfus cüzdan fotokopisi, diploma fotokopisi, ikametgah ilmuhaberi, sağlık raporu, 8 adet vesikalık fotoğraf ile adli sicil kaydı ve toplam 2.500 TL para aldığı, şikayetçiyi işe yerleştirmediği gibi belgeleri ve parasını iade etmediği, böylece sanığın dolandırıcılık suçunu işlediği anlaşılmakla mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sanık hakkında temel ceza tayini sırasında hürriyeti bağlayıcı cezanın alt sınırdan belirlendiği halde adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tespit edilmesi,
2-Sanık hakkında hükmedilen adli para cezasının, paraya çevrilmesi sırasında uygulanan TCK’nın 52/2 maddesinin gösterilmemesi suretiyle, CMK’nın 232/6. maddesine aykırılık oluşturulması,
3-TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilmeye kadar 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına" karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak, yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından, adli para cezasına ilişkin sırasıyla “100 gün" ve "2000 TL" adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla "5 gün" ve "100 TL" adli para cezası ibaresinin eklenmesi, hükmün ilgili kısmına “bir günü” ibaresinden önce gelmek üzere “bu cezanın TCK’nın 52/2 maddesi gereğince ” ibaresinin eklenmesi ve TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılıp yerine, "TCK’nın 53. maddenin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına" ibaresi eklenmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 20.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?