‹ Ana sayfa
Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2012/16879 K.2014/9720

Esas No: 2012/16879 · Karar No: 2014/9720 · Karar Tarihi: 15.05.2014
Özet: Uyuşmazlık, sanığın acenteliği sırasında müşterilerden tahsil ettiği poliçe primlerini sözleşme şartlarına uygun şekilde Sigorta A.Ş. hesaplarına aktarılmaması nedeniyle nitelikli güveni kötüye kullanma suçunu oluşturmasıdır; mahkeme, sanığı bu suçtan mahkum ederek TCK 43. madde uyarınca hüküm verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Nitelikli güveni kötüye kullanma

HÜKÜM: Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Şikayetçi şirket tarafından dosyaya gönderilen 19/02/2010 tarihli evrak içeriğine göre birden fazla müşterilerden zaman içinde tahsil edilen primlerin aktarılmadığı anlaşılmakla; sanık hakkında TCK’nın 43. maddesinin uygulanmaması isabetsizliği aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.

Somut olayda; Beyoğlu 5. Noterliğince düzenlenen 14/08/2001 tarih ve 35071 yevmiye no’lu sözleşme çerçevesinde, şikayetçi şirketin Emirdağ acenteliğini yapmakta olan sanığın, acenteliğinin feshi tarihinden önce bir kısım müşterilerden tahsil ettiği poliçe primlerini sözleşme şartlarına uymayarak zamanında ... Sigorta A.Ş. hesaplarına aktarmaması eyleminin nitelikli “nitelikli güveni kötüye kullanma” suçunu oluşturduğunu takdir eden mahkemenin kabul ve uygulamasında yukarıdaki eleştiri ve aşağıdaki bozma nedeni dışında bir isabetsizlik görülmemiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına, uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun aynı maddenin 3. fıkrası hükmü uyarınca; sanığın kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık hakları açısından koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın, temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak; yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi, mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının 9 no’lu ana paragrafının hükümden çıkartılarak yerine “sanığın, TCK’nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, aynı maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet, kayyımlık haklarından koşullu salıverilme, 1. fıkrada yazılı sair haklardan ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” paragrafı yazılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 15/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?