‹ Ana sayfa
Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2012/15437 K.2014/7444

Esas No: 2012/15437 · Karar No: 2014/7444 · Karar Tarihi: 17.04.2014
Özet: Uyuşmazlık konusu, Ankara Büyükşehir Belediyesi asfalt taşıma işinde çalışan sanığın, şikayetçinin izni olmadan kamyonu alıp götürmesi ve aracın İstanbul’da terk edilerek iade edilmemesiyle ilgili nitelikli güveni kötüye kullanma suçunun oluşup oluşmadığıdır. Mahkeme, sanığın eylemlerinin “nitelikli güveni kötüye kullanma” suçu oluşturduğunu kabul ederek 15. Ceza Dairesi kararını bozmuş ve 17/04/2014 tarihinde oybirliğiyle kararı iptal etmiştir.
Tebliğname No: 11 - 2010/100867

MAHKEMESİ: Ankara (Kapatılan) 28. Asliye Ceza Mahkemesi

TARİHİ: 10/12/2009

NUMARASI: 2009/446 (E) ve 2009/1244 (K)
SUÇ: Nitelikli güveni kötüye kullanma

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.

Katılan adına tescilli olduğu bildirilen ..... plakalı kamyonun şoförlüğünü yapan sanığın, Ankara Büyükşehir Belediyesi asfalt taşıma işinde çalışırken, 09.08.2008 saat 00.30 itibariyle yükünü Keçiören'e boşalttıktan sonra, şikayetçinin bilgisi dışında kamyonu alıp götürmesi, 11.08.2008 tarihinde yapılan müracaat sonrasında, aracın düz kontakt yaptırılmış, arka sağ ve sol lastikleri olmadığı halde, kapıları da açık vaziyette Haliç Polis Merkezi Amirliği (İstanbul) mıntıkasına bağlı Piyale Paşa Bulvarı, U. Otomotiv önünde terkedilmiş vaziyette bulunup, sahibine iade edilmesi şeklinde gerçekleşen eylemin “nitelikli güveni kötüye kullanma” suçunu oluşturduğu iddia edilen somut olayda;
Sanığın aşamalardaki değişmez anlatımlarında genel olarak; Keçiören'e yükünü boşalttıktan sonra her zaman olduğu gibi kamyonu Kıbrıs köyünde bulunan şantiyeye bıraktığını, sabah kalktığında kamyonun yerinde olmadığını görünce şantiye bekçisine sorduğunda, o gece şantiyede olan ismini bilmediği katılanın kardeşi tarafından götürüldüğünü savunması karşısında; sanığın 25.02.2009 tarihli ifadesi dikkate alınarak şantiye bekçisi ve katılanın kardeşinin açık kimliklerinin belirlenip, iddia ve savunmalar doğrultusunda usulünce tanık sıfatıyla dinlenmeleri, kamyonun düz kontakt yaptırılmış vaziyette şikayet tarihinin ertesi günü İstanbul'da bulunduğu hususu nazara alınarak, katılanın soyut iddiası dışında aracın sanık tarafından götürüldüğüne ilişkin somut delillerin neler olduğunun hükmün gerekçesinde ortaya konulması, hangi delillere neden değer verildiği veya verilmediğinin “denetime olanak verecek biçimde” gösterilmesi, toplanan deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik soruşturmayla yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?