Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2012/12702 K.2012/43811
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın kendisini “Güneydoğu Gazisi” olarak tanıtarak ablasının Yargıtayda C. Savcısı ve eniştesinin Başkomiser olduğunu iddia ederek çeşitli hileli davranışlarla başkalarını kandırıp para ve menfaat edinmesiyle dolandırıcılık suçunun oluşup oluşmadığıdır. Mahkeme, sanığın bu eylemlerinin dolandırıcılık suçu oluşturduğunu kabul ederek 18 Ekim 2012’de oybirliğiyle mahkumiyet kararı verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Anayasa Mahkemesi'nin 29.12.2011 gün ve 28157 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 20.10.2011 gün ve 54/142 sayılı iptal kararı ile 6217 sayılı Yasanın 13. maddesi ile değiştirilen 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun “IV. Temyiz, istinaf ve itiraz harçları” kısmının “Yargıtay Ceza Dairelerine yapılacak temyiz başvurularında 40 TL” biçimindeki (b) fıkrasının itiraz konusu kuralla birlikte ödeme gücü olmayanlara etkili adlî yardım sağlayacak bir sistem düzenlenmediği gerekçesi ile Anayasa’nın 2, 5 ve 36. maddelerine aykırı görülerek iptaline, iptal hükmünün, kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak altı ay sonra yürürlüğe girmesine karar verildiği, inceleme tarihi itibari ile iptal kararının yürürlüğe girdiği anlaşılmakla yapılan temyiz incelenmesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın kendisini Güneydoğu Gazisi ... olarak tanıtıp ablasının Yargıtayda C. Savcısı, eniştesinin de narkotikte Başkomiser olduğunu söyleyerek ... telkin edip, muhtelif zamanlarda para ve menfaat edinmek suretiyle katılanları zarara uğrattığı anlaşılmakla, atılı suçların subut bulduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 18.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Anayasa Mahkemesi'nin 29.12.2011 gün ve 28157 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 20.10.2011 gün ve 54/142 sayılı iptal kararı ile 6217 sayılı Yasanın 13. maddesi ile değiştirilen 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun “IV. Temyiz, istinaf ve itiraz harçları” kısmının “Yargıtay Ceza Dairelerine yapılacak temyiz başvurularında 40 TL” biçimindeki (b) fıkrasının itiraz konusu kuralla birlikte ödeme gücü olmayanlara etkili adlî yardım sağlayacak bir sistem düzenlenmediği gerekçesi ile Anayasa’nın 2, 5 ve 36. maddelerine aykırı görülerek iptaline, iptal hükmünün, kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak altı ay sonra yürürlüğe girmesine karar verildiği, inceleme tarihi itibari ile iptal kararının yürürlüğe girdiği anlaşılmakla yapılan temyiz incelenmesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın kendisini Güneydoğu Gazisi ... olarak tanıtıp ablasının Yargıtayda C. Savcısı, eniştesinin de narkotikte Başkomiser olduğunu söyleyerek ... telkin edip, muhtelif zamanlarda para ve menfaat edinmek suretiyle katılanları zarara uğrattığı anlaşılmakla, atılı suçların subut bulduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 18.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.