Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2012/12228 K.2013/173
Özet: (1) Sanığın, boşanma davası nedeniyle ayrı yaşadığı eşinin evine giderek kapıyı çizip, demir korkuluğunu sökerek, zilini kırarak ve paspasını kirleterek mala zarar vermesi ve daire duvarlarına taş atmasıyla kişilerin huzur ve sükûnunu bozduğu iddia edildi. (2) Mahkeme, sanık hakkında mala zarar verme suçundan beraat ve kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçundan düşme kararını verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Mala Zarar Verme, Kişilerin Huzur ve Sükûnunu Bozma
HÜKÜM: Beraat, Düşme
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanığın, aralarında devam eden boşanma davası nedeniyle ayrı yaşadığı eşinin ikamet ettiği katılanın evine giderek zarar vermek amacıyla daire kapısını çizip, demir korkuluğunu söktüğü, kapı zilini kırdığı, paspası kirlettiği, şikayetçiye ait ev telefonunu ısrarla arayıp, daire duvarlarına taş atmak suretiyle huzur ve sükununu bozduğunun iddia edildiği olayda; sanığın aşamalardaki tüm savunmalarında suçlamaları kabul etmemesi, olayı gören tanığın bulunmaması, katılanla sanığın evlerinin birbirine yakın olması nedeniyle aynı baz istasyonunun sinyal vermesinin mümkün olması yanında, katılanın evinin yakınlarında olmasının da suçu işlediğine delil olmayacağı, sanığa ait telefon görüşmelerine ilişkin kayıtlardan sanığın katılanın evini aradığına ilişkin bir tespitin bulunmaması, katılanın ve tanıkların beyanlarından rahatsızlık verdiği iddia olunan saatlerde evde yalnızca ...’un bulunması ve onun da süresinde yapılmış bir şikayetinin bulunmaması hususları gözetilerek, mahkemece sanık hakkında mala zarar verme suçundan tesis edilen beraat, kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçundan verilen düşme kararlarında bir isabetsizlik görülmemiş olup, bu yönlerden bozma isteyen tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 14.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Mala Zarar Verme, Kişilerin Huzur ve Sükûnunu Bozma
HÜKÜM: Beraat, Düşme
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanığın, aralarında devam eden boşanma davası nedeniyle ayrı yaşadığı eşinin ikamet ettiği katılanın evine giderek zarar vermek amacıyla daire kapısını çizip, demir korkuluğunu söktüğü, kapı zilini kırdığı, paspası kirlettiği, şikayetçiye ait ev telefonunu ısrarla arayıp, daire duvarlarına taş atmak suretiyle huzur ve sükununu bozduğunun iddia edildiği olayda; sanığın aşamalardaki tüm savunmalarında suçlamaları kabul etmemesi, olayı gören tanığın bulunmaması, katılanla sanığın evlerinin birbirine yakın olması nedeniyle aynı baz istasyonunun sinyal vermesinin mümkün olması yanında, katılanın evinin yakınlarında olmasının da suçu işlediğine delil olmayacağı, sanığa ait telefon görüşmelerine ilişkin kayıtlardan sanığın katılanın evini aradığına ilişkin bir tespitin bulunmaması, katılanın ve tanıkların beyanlarından rahatsızlık verdiği iddia olunan saatlerde evde yalnızca ...’un bulunması ve onun da süresinde yapılmış bir şikayetinin bulunmaması hususları gözetilerek, mahkemece sanık hakkında mala zarar verme suçundan tesis edilen beraat, kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçundan verilen düşme kararlarında bir isabetsizlik görülmemiş olup, bu yönlerden bozma isteyen tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 14.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.