Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2012/10837 K.2014/191
Özet: Uyuşmazlık konusu, Güllük Belediyesi’ne ait bir buzdolabı, vantilatör, cep telefonu ve diğer eşyaların sanık tarafından teslim edilmemesiyle ilgili “güveni kötüye kullanma” suçlamasıdır. Mahkeme, sanığın zilyetlik amacı dışında tasarrufta bulunmadığını belirterek suçun yasal unsurlarının oluşmadığını kabul etmiş ve beraat kararı vermiştir.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ: Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM: Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; sanığın, Güllük Belediyesi demirbaş hesabına kayıtlı olan ve kendisine kullanması için teslim edilen 1 adet buzdolabı, vantilatör, cep telefonu, çamaşır ve bulaşık makinesini işinden ayrılmış olması nedeniyle kendisinden istenmesine rağmen teslim etmediği iddia edilen olayda, Milas 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/565 Es. sayılı dosyası içinde bulunan 20/04/2010 tarihli tutanak ile eşyaların Güllük Belediyesine ait olduğu bildirilen evde bırakıldıklarının tespit edildiği, bu eşyaların sanığın yedinde bulunmadığı, davaya konu Nokıa N-96 cep telefonunun 2009 yılı itibariyle sanık tarafından kullanılmaya başlandığının Türk Telekominikasyon İletişim Başkanlığı cevabi yazılarından tespit edildiği, dosyada mevcut bu telefona ait faturanın ise 12/01/2010 tarihli olduğu, sanığın aksi sabit olmayan savunmasına göre telefonun belediye tarafından verildiğini ikrar ettiği ancak aralarında ihtilaf bulunması sebebiyle teslim etmediğini savunduğu, sanığa Güllük Belediyesi Yazı İşleri Müdürlüğü yaptığı dönemde belediye tarafından cep telefonunun zilyetliğinin devredildiği, sanığın telefonu kullandığı, işine son verilmesi nedeniyle iadesinin istenildiği, sanığın devir olgusunu inkar etmediği gibi zilyetlik amacı dışında tasarrufta da bulunmadığı, bu itibarla sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı anlaşılmakla, beraatine dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına gore, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 14.01.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM: Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; sanığın, Güllük Belediyesi demirbaş hesabına kayıtlı olan ve kendisine kullanması için teslim edilen 1 adet buzdolabı, vantilatör, cep telefonu, çamaşır ve bulaşık makinesini işinden ayrılmış olması nedeniyle kendisinden istenmesine rağmen teslim etmediği iddia edilen olayda, Milas 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/565 Es. sayılı dosyası içinde bulunan 20/04/2010 tarihli tutanak ile eşyaların Güllük Belediyesine ait olduğu bildirilen evde bırakıldıklarının tespit edildiği, bu eşyaların sanığın yedinde bulunmadığı, davaya konu Nokıa N-96 cep telefonunun 2009 yılı itibariyle sanık tarafından kullanılmaya başlandığının Türk Telekominikasyon İletişim Başkanlığı cevabi yazılarından tespit edildiği, dosyada mevcut bu telefona ait faturanın ise 12/01/2010 tarihli olduğu, sanığın aksi sabit olmayan savunmasına göre telefonun belediye tarafından verildiğini ikrar ettiği ancak aralarında ihtilaf bulunması sebebiyle teslim etmediğini savunduğu, sanığa Güllük Belediyesi Yazı İşleri Müdürlüğü yaptığı dönemde belediye tarafından cep telefonunun zilyetliğinin devredildiği, sanığın telefonu kullandığı, işine son verilmesi nedeniyle iadesinin istenildiği, sanığın devir olgusunu inkar etmediği gibi zilyetlik amacı dışında tasarrufta da bulunmadığı, bu itibarla sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı anlaşılmakla, beraatine dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına gore, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 14.01.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.