Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2012/10689 K.2013/4372
Özet: Uyuşmazlık, sanığın hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği iddiası üzerine; mahkeme, sanığı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ve 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesine göre mahkum etti.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkâr etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; sanığın, katılanın vekili olarak trafik kazası nedeniyle açtığı maddi ve manevi tazminat davasının duruşmalarına katılmayarak dosyanın işlemden kaldırılmasına ve süresi içinde işlemden kaldırılan dava dosyasını yenilemeyerek davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine sebebiyet vererek, haricen aldığı parayı katılana vermediği, bunun yerine 20.5.2005 tanzim tarihli 14.6.2005 vade tarihli 25.000 TL miktarında senet verdiği, bu senedinde katılan tarafından icraya verilmesine rağmen ödenmediği, olayda,
... Sigorta A.Ş.’den alınan 16/04/2007 tarihli cevabi yazıda ödeme yapılmadığının bildirilmesi, tanıklar Sait Yıldırım, Gülaptun Yıldırım ve Tacettin Hayali’nin sanığa para vermedikleri yönündeki beyanları, 30/10/2007 tarihli bilirkişi raporunda hukuk davası davalılarından herhangi bir para tahsil edip etmediğinin tereddüde imkan bırakmayacak şekilde tespit edilemediğinin belirtilmesi karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti için, 1997 yılında meydana gelen trafik kazasına karışan ... plaka sayılı aracın 25/10/1996 tarihli zorunlu sigorta poliçesinde adı geçen ... ...’in beyanın alınarak, söz konusu poliçeyle ilgili ... Sigorta şirketi tarafından ödeme yapılıp yapılmadığı ve katılanın dosyaya sunduğu sanığın göndermiş olduğu telefon mesajı içerikleri araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11/03/2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkâr etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; sanığın, katılanın vekili olarak trafik kazası nedeniyle açtığı maddi ve manevi tazminat davasının duruşmalarına katılmayarak dosyanın işlemden kaldırılmasına ve süresi içinde işlemden kaldırılan dava dosyasını yenilemeyerek davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine sebebiyet vererek, haricen aldığı parayı katılana vermediği, bunun yerine 20.5.2005 tanzim tarihli 14.6.2005 vade tarihli 25.000 TL miktarında senet verdiği, bu senedinde katılan tarafından icraya verilmesine rağmen ödenmediği, olayda,
... Sigorta A.Ş.’den alınan 16/04/2007 tarihli cevabi yazıda ödeme yapılmadığının bildirilmesi, tanıklar Sait Yıldırım, Gülaptun Yıldırım ve Tacettin Hayali’nin sanığa para vermedikleri yönündeki beyanları, 30/10/2007 tarihli bilirkişi raporunda hukuk davası davalılarından herhangi bir para tahsil edip etmediğinin tereddüde imkan bırakmayacak şekilde tespit edilemediğinin belirtilmesi karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti için, 1997 yılında meydana gelen trafik kazasına karışan ... plaka sayılı aracın 25/10/1996 tarihli zorunlu sigorta poliçesinde adı geçen ... ...’in beyanın alınarak, söz konusu poliçeyle ilgili ... Sigorta şirketi tarafından ödeme yapılıp yapılmadığı ve katılanın dosyaya sunduğu sanığın göndermiş olduğu telefon mesajı içerikleri araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11/03/2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.