Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2012/10289 K.2014/4744
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanığın başhekim olarak çalıştığı hastanede doktor olduğunu iddia ederek dolandırıcılık suçundan dönüşen 1219 sayılı Kanuna muhalefet nedeniyle açılan davayla ilgilidir; (2) Mahkeme, sanığa karşı 1219 sayılı Kanun kapsamında hapis cezası ve adli para cezası öngörülmüş olsa da, savunma hakkının kısıtlanması ve cezai kararın takdiren belirlenmesi nedeniyle verilen mahkumiyet kararı 5320 sayılı Kanun uyarınca bozulmuş ve 13.03.2014 tarihinde oybirliğiyle iptal edilmiştir.
Tebliğname No: 7 - 2010/277309
MAHKEMESİ: Büyükçekmece 3. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 22/10/2008
NUMARASI: 2007/163 (E) ve 2008/1502 (K)
SUÇ: Dolandırıcılık suçundan dönüşen 1219 sayılı Kanuna muhalefet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, şikayetçinin başhekim olarak çalıştığı E.. Ö... U.. Hastanesi'ne başvurup, kendisini doktor olarak tanıtarak Hacettepe Tıp Fakültesi'nden mezun olduğunu, yine aynı fakültede dahiliye uzmanlığı yaptığını, diploma ve belgelerini daha sonra getireceğini söyleyerek nöbet tutmak üzere işe başladığı somut olayda;
1- Dolandırıcılığa teşebbüs suçundan TCK'nın 157/1 ve 35/2. maddeleri uyarınca cezalandırılması için dava açılan sanık hakkında CMK'nın 226. maddesi gereğince ek savunma hakkı tanınmaksızın 1219 sayılı Yasanın 25. maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
2- Lehe kabul edilen ve uygulanan 1219 sayılı Kanunun 5728 sayılı yasa ile değişiklikten önceki 25. maddesinde fiil için bir aydan altı aya kadar hapis ve adli para cezası öngörülmesine ve adli para cezası alt sınırdan tayin edilmesine karşın yasal bir gerekçe gösterilmeksizin "takdiren" denilmek suretiyle alt sınırın üzerinde hapis cezası tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
MAHKEMESİ: Büyükçekmece 3. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 22/10/2008
NUMARASI: 2007/163 (E) ve 2008/1502 (K)
SUÇ: Dolandırıcılık suçundan dönüşen 1219 sayılı Kanuna muhalefet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, şikayetçinin başhekim olarak çalıştığı E.. Ö... U.. Hastanesi'ne başvurup, kendisini doktor olarak tanıtarak Hacettepe Tıp Fakültesi'nden mezun olduğunu, yine aynı fakültede dahiliye uzmanlığı yaptığını, diploma ve belgelerini daha sonra getireceğini söyleyerek nöbet tutmak üzere işe başladığı somut olayda;
1- Dolandırıcılığa teşebbüs suçundan TCK'nın 157/1 ve 35/2. maddeleri uyarınca cezalandırılması için dava açılan sanık hakkında CMK'nın 226. maddesi gereğince ek savunma hakkı tanınmaksızın 1219 sayılı Yasanın 25. maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
2- Lehe kabul edilen ve uygulanan 1219 sayılı Kanunun 5728 sayılı yasa ile değişiklikten önceki 25. maddesinde fiil için bir aydan altı aya kadar hapis ve adli para cezası öngörülmesine ve adli para cezası alt sınırdan tayin edilmesine karşın yasal bir gerekçe gösterilmeksizin "takdiren" denilmek suretiyle alt sınırın üzerinde hapis cezası tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.