‹ Ana sayfa
Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2012/10215 K.2014/3736

Esas No: 2012/10215 · Karar No: 2014/3736 · Karar Tarihi: 03.03.2014
Özet: Uyuşmazlık konusu: Sanığın petrol ticareti kapsamında aldığı akaryakıt karşılığında verilen 5.000 TL bedelli senetin, borçlu tarafından ödenmiş olmasına rağmen sanık tarafından bedelsiz senet olarak kullanılması iddiası. Mahkeme sonucu: Suçun unsurlarının oluşmadığını ve hapis cezasına ek adli para cezası verilmemesi gerektiğini belirterek sanığın beraatını, hükmün bozulmasını kararlaştırdı.
Tebliğname No: 11 - 2010/34245

MAHKEMESİ: Kozan Sulh Ceza Mahkemesi

TARİHİ: 20/05/2009

NUMARASI: 2008/682 (E) ve 2009/485 (K)
SUÇ: Bedelsiz senedi kullanma

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Bedelsiz senedi kullanma suçunun oluşabilmesi için; sanığın elinde borçlusunca bedelinin tamamı yada kısmen ödenmiş bir senet olmalı ve bunu kısmen veya tamamen ödenmemiş gibi tahsile sokması veya bir başkasına devretmesi gerekmektedir. Borcun bir bölümü ödenmiş ve geri kalan miktar için elinde tuttuğu senedi, tümü veya kalandan fazla miktarı için kullanan sanığın fiili de bedelsiz senedi kullanma suçunu oluşturacaktır.

Sanığın, petrol ticaretiyle uğraştığı, katılanın da aldığı akaryakıt karşılığında sanığa borçlandığı, bu borç karşılığında suça konu 5.000 TL bedelli senedi verdiği, senet bedelini ödemesine rağmen, sanığın senetle ilgili olarak icra takibine başvurduğu, böylece sanığın, bedelsiz senedi kullanma suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda,
1-Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 05/02/2013 gün ve 2012/11-1086 Esas ve 2013/40 Karar sayılı kararında da vurgulandığı üzere, bedelsiz senedin kullanıldığını iddia eden kişinin bunu yazılı delille ispatlaması gerektiği dikkate alınarak ve katılanın de, yaptığını belirttiği ödemelere ilişkin yazılı bir delil sunamadığı anlaşılmakla, suçun unsurlarının oluşmadığı ve sanığın mahkumiyetine yeter kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gerekçeleriyle 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a, e maddeleri kapsamında sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
2-Kabule göre de, 5237 sayılı TCK'nın 156/1. maddesi gereğince hüküm kurulurken, hapis cezası ile birlikte adli para cezasına da karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sadece hapis cezasına hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?