Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2011/8629 K.2011/9419
Özet: Mahkeme, savcının 09/04/2008’de sanığa verilen 3167 sayılı Kanuna Muhalefet suçundaki mahkumiyet kararını 28/04/2008’de görülen temyizden, 5941 sayılı Çek Kanunu’nun yürürlüğe girişi ve 5237 sayılı TCkanunun 2, 7, 8/1, 321 maddeleri ışığında, defile işlemlerin temyiz süresinin açık olmadığını ve sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, 21.11.2011’de oybirliğiyle karar vererek mahkumiyet kararını bozdu.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 3167 Sayılı Kanuna Muhalefet
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın yokluğunda verilip 09/04/2008 günü kendisine tebliğ edilen hükmün sanık müdafii tarafından 1412 sayılı CMUK.nun 310. maddesinde öngörülen "bir haftalık" yasal süreden sonra 28/04/2008 tarihinde temyiz edildiği anlaşılmış ise de; Anayasa'nın 40/2, 5271 sayılı CMK.nun 34/2, 231/2-6 maddeleri ile Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 05/10/2010 gün, 2.169-188 sayılı kararında da belirtildiği şekilde hüküm fıkrasında temyiz süresi açıkça gösterilmediğinden temyiz isteminin öğrenmez üzerine ve süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
20.12.2009 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5941 sayılı "Çek Kanunu" ile 3167 sayılı "Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun" yürürlükten kaldırılmış, dava konusu suçun unsurları ve yaptırımları farklı biçimde yeniden düzenlenmiş olduğundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, sanığın hukuksal durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: 3167 Sayılı Kanuna Muhalefet
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın yokluğunda verilip 09/04/2008 günü kendisine tebliğ edilen hükmün sanık müdafii tarafından 1412 sayılı CMUK.nun 310. maddesinde öngörülen "bir haftalık" yasal süreden sonra 28/04/2008 tarihinde temyiz edildiği anlaşılmış ise de; Anayasa'nın 40/2, 5271 sayılı CMK.nun 34/2, 231/2-6 maddeleri ile Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 05/10/2010 gün, 2.169-188 sayılı kararında da belirtildiği şekilde hüküm fıkrasında temyiz süresi açıkça gösterilmediğinden temyiz isteminin öğrenmez üzerine ve süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
20.12.2009 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5941 sayılı "Çek Kanunu" ile 3167 sayılı "Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun" yürürlükten kaldırılmış, dava konusu suçun unsurları ve yaptırımları farklı biçimde yeniden düzenlenmiş olduğundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, sanığın hukuksal durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.