Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2011/68097 K.2013/11301
Özet: (1) Uyuşmazlık konusu, sanıkların hurda demir yükünü teslim yerine götürmeden haksız olarak mal edinmeleri ve bu eylemin dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmadığıdır. (2) Mahkeme, sanıkları dolandırıcılıktan mahkum ederek kararını bozma kararı almış, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereği yeniden değerlendirilmesine karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanıkların fikir ve işbirliği içerisinde hareket ederek şikayetçilerden Aliağa'ya kamyonları ile nakletmek üzere teslim aldıkları hurda demir yükünü teslim yerine götürmeyip haksız olarak mal edinmeleri şeklinde gelişen olayda, sanıkların kamyonlarında sahte plaka takılı olduğu halde dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia olunması karşısında; Emniyet Genel Müdürlüğünün maddi varlıklarından olan araç plakasında sahtecilik yapılması nedeniyle eylemin 5237 sayılı TCK.nun 158/1-d maddesinde öngörülen “kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık” suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilip görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Yasanın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın gözetilmesine, 18.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanıkların fikir ve işbirliği içerisinde hareket ederek şikayetçilerden Aliağa'ya kamyonları ile nakletmek üzere teslim aldıkları hurda demir yükünü teslim yerine götürmeyip haksız olarak mal edinmeleri şeklinde gelişen olayda, sanıkların kamyonlarında sahte plaka takılı olduğu halde dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia olunması karşısında; Emniyet Genel Müdürlüğünün maddi varlıklarından olan araç plakasında sahtecilik yapılması nedeniyle eylemin 5237 sayılı TCK.nun 158/1-d maddesinde öngörülen “kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık” suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilip görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Yasanın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın gözetilmesine, 18.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.