Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2011/67565 K.2012/38891
Özet: Asliye Ceza Mahkemesi, 09.11.2004 tarihinde işlenen “güveni kötüye kullanma” suçu nedeniyle 5237 Sayılı TCK’nin 7/6 yaşama sürücüye 7 yıl 6 aylık zamanaşımını uygulayarak, 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesine dayanarak 1412 Sayılı CMUK’daki 321. madde uyarınca bu hükmün bozulmasına karar verip, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince kamu davasının düşmesine hükmederek 12.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar düzenledi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Güveni Kötüye Kullanma
HÜKÜM: Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7. ve 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanığa yüklenen "güveni kötüye kullanma” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 Sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımının, suçun işlendiği 09.11.2004 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK'un 223/8. maddesi gereğince DÜŞMESİNE, 12.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Güveni Kötüye Kullanma
HÜKÜM: Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7. ve 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanığa yüklenen "güveni kötüye kullanma” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 Sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımının, suçun işlendiği 09.11.2004 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK'un 223/8. maddesi gereğince DÜŞMESİNE, 12.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.