‹ Ana sayfa
Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2011/66206 K.2013/9797

Esas No: 2011/66206 · Karar No: 2013/9797 · Karar Tarihi: 27.05.2013
Özet: Uyuşmazlık, sanıkların mağdurun evlenme isteğini kandırarak para ve altın dolandırıcılığı yapıp, bu eylemin dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmadığıdır; mahkeme, delillerin incelenmesi sonucunda dolandırıcılığın oluştuğunu kabul ederek sanıkları 5237 sayılı TCK’nın 168/2 maddesi uyarınca yargılayarak mahkumiyet kararı vermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık

HÜKÜM: Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.

Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.

Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.

Mağdur ...'ın evlenmek istediğini duyan temyiz talebinde bulunmayan sanıklarda... ve ...'in mağdur ile telefonlaşarak buluşmayı kararlaştırdıkları, ... iline yanlarına sanık ...'yi de alarak geldikleri, burada mağduru sanık ... ile görüştürdükleri, mağdurun evlenebileceğini söylemesi üzerine daha önceden talep ettikleri 1.000 TL parayı ... n aldığı, hep birlikte kuyumcuya gittikleri, burada sanık ...’nin 300 TL’lik altın istemediğini, iki burma bilezik istediğini söylemesi üzerine mağdurun daha önce dolandırıldığını bilen kuyumcu olan tanık ...’in mağdur ...'i uyardığı ve altın vermediği, tekrar otogara geldikleri, burada evlenmekten vazgeçen mağdurun parasını geri istemesine rağme...’ın azarlayarak para ile oradan uzaklaştıkları, yolda paranın bir kısmını aralarında paylaştıkları, mağdurun ihbarı üzerine mağdur tarafından daha önce seri numarası alınmış paralar ile birlikte polis tarafından yakalandıkları olayda, dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Mağdurun 28/01/2009 tarihli beyanında sanıkların zararını giderdiğini ve şikayetçi olmadığını beyan etmesi karşısında, el konulan parçalarında emanette olduğu gözetilerek beyan araştırılıp sanığın etkin pişmanlık gösterip göstermediğinin de değerlendirilerek, sonucuna göre 5237 Sayılı TCK'nın 168/2 maddesinin uygulanmasının gerekip gerekmediğinin tartışılmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27/05/2013 gününde oybirliği ile karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?