Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2011/25366 K.2013/8922
Özet: (1) Sanıkların, eczacı tanık tarafından verilen iki çekin sahte kaşeyle tahsil edilerek nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlemesi; (2) Ağır Ceza Mahkemesi, sanıkları bu suçlardan mahkum ederek kararını 14.05.2013 tarihinde oybirliğiyle onaylamıştır.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Nitelikli Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanık ...'ın katılan ... Ecza Deposunda şoför olarak çalıştığı, eczacı olan tanık ...'nin katılan şirketten yaptığı alışveriş karşılığında 04.08.2005 keşide tarihli biri 10.442,53 TL, diğeri 7.788,38 TL bedelli olan iki adet çeki ... Ecza Deposunda çalışan tanık ...'ya verdiği, tanık...'in şirket yetkilisi olan ...'a iletmek üzere aldığı bu çekleri sanık ...'ın kullandığı aracın torpido gözünde unuttuğu, sanık ...'ın bu iki çeki alarak arkalarına şirkete ait ancak kullanılmayan kaşeyi basıp tahsil etmesi için arkadaşı olan diğer sanık ...'a verdiği, sanık ...'un çek üzerindeki kaşeyi imzaladığı ve 7.788.38 TL bedelli çeki Lapseki Ziraat Bankasına ibraz ederek parayı tahsil ettiği, yine 10.442,53 TL bedelli çeki de sanık ...'ın satın aldığı araç için tanık Metin'e verdiği, tanık Metin'in çek bedelini tahsil etmek için bankaya gittiğinde ödeme yasağının konulduğunu anladığı ve aracını satmaktan vazgeçtiği sabit olmakla nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarının oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanıkların, suça konu iki çekten birisinin bedelini bankadan tahsil edip, diğerini sanık ...'ın aldığı araç karşılığında tanık Metin'e vermeleri karşısında, biri tamamlanmış, birisi teşebbüs aşamasında kalmış iki ayrı nitelikli dolandırıcılık suçunun oluşmasına rağmen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması; ayrıca kabule göre de, teselsüle esas alınan ikinci dolandırıcılık eyleminin tarihi itibariyle, sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 158/1-son maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 14.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Nitelikli Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanık ...'ın katılan ... Ecza Deposunda şoför olarak çalıştığı, eczacı olan tanık ...'nin katılan şirketten yaptığı alışveriş karşılığında 04.08.2005 keşide tarihli biri 10.442,53 TL, diğeri 7.788,38 TL bedelli olan iki adet çeki ... Ecza Deposunda çalışan tanık ...'ya verdiği, tanık...'in şirket yetkilisi olan ...'a iletmek üzere aldığı bu çekleri sanık ...'ın kullandığı aracın torpido gözünde unuttuğu, sanık ...'ın bu iki çeki alarak arkalarına şirkete ait ancak kullanılmayan kaşeyi basıp tahsil etmesi için arkadaşı olan diğer sanık ...'a verdiği, sanık ...'un çek üzerindeki kaşeyi imzaladığı ve 7.788.38 TL bedelli çeki Lapseki Ziraat Bankasına ibraz ederek parayı tahsil ettiği, yine 10.442,53 TL bedelli çeki de sanık ...'ın satın aldığı araç için tanık Metin'e verdiği, tanık Metin'in çek bedelini tahsil etmek için bankaya gittiğinde ödeme yasağının konulduğunu anladığı ve aracını satmaktan vazgeçtiği sabit olmakla nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarının oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanıkların, suça konu iki çekten birisinin bedelini bankadan tahsil edip, diğerini sanık ...'ın aldığı araç karşılığında tanık Metin'e vermeleri karşısında, biri tamamlanmış, birisi teşebbüs aşamasında kalmış iki ayrı nitelikli dolandırıcılık suçunun oluşmasına rağmen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması; ayrıca kabule göre de, teselsüle esas alınan ikinci dolandırıcılık eyleminin tarihi itibariyle, sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 158/1-son maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 14.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.