Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2011/23347 K.2013/6444
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanıkların sahte ilaç küpürleri düzenleyip bunları reçetelerde kullanarak kamu kurumlarına zarar vermesiyle ilgili nitelikli dolandırıcılık suçlamalarıdır. Mahkeme, eksik inceleme nedeniyle verilen kararı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine göre bozulmuş olarak kabul edip kararını bozmuştur.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Nitelikli dolandırıcılık
...
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanıkların olay günü kargodan teslim aldıkları paket ile birlikte kolluk görevlileri tarafından yakalandıkları, paketin içinden 275 adet üzerinde "... " Fiyat 131.84 YTL yazan sahte ilaç küpürü ile 125 adet üzerinde " ... XR150
Mg" Fiyat 77.56 yazan sahte ilaç küpürlerinin ele geçtiği, bu küpürlerin orjinal firmalarından sorulduğunda firmalara ait olmadığının ve sahte olduklarının tespit edildiği; ... Eczanesinde çalıştığı sürede, orjinal olmadığı tespit edilen sahte ilaç küpürlerini tanıklar ..., ... ve ... ... gibi çeşitli şahıslar adına düzenlenen reçetelerde kullanmak ve bunları ilgili resmi kurumlara göndermek suretiyle kamu kurumlarının zararına diğer sanığın da yardımıyla sebep olduğu iddia edilen olayda; sanık ...'ın çalıştığı ... Eczanesi ile ilgili olarak İstanbul Sağlık İşleri İl
Müdürlüğünün ilgili birimince yapılan inceleme sonucu tanıklar ..., ... ve ... ...'ya ait reçetelerde sahte küpür şüphesi bulunduğu gerekçesi ile ...,...,... Eczaneleri hakkında usulsüz çalıştıkları iddiası ile 14/01/2008 tarih ve 2008/2 sayılı rapor ile suç duyurusunda bulunulduğu, bu duyuru üzerine Şişli Cumhuriyet Başsavcılığı'nca 2008/13106 soruşturma dosyası ile ayırma kararı verildiği, yine sanıklara kargo ile paketi gönderen ... isimli şahıs hakkında 2008/13118 soruşturma dosyası ile ayırma kararı verildiği anlaşılması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi açısından; ayırma kararı üzerine yapılan soruşturmalar sonucunda açılan davalar olup olmadığının tespiti ile mevcut ise dosyaların getirtilip incelenmesi, hukuki ve fiili bağlantı olması durumunda dosyaların birleştirilmesi, mümkün olmadığı taktirde dosyaların denetime izin verecek şekilde onaylı bir fotokopisinin dosya içine konulması ve buna göre tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.04.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
SUÇ: Nitelikli dolandırıcılık
...
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanıkların olay günü kargodan teslim aldıkları paket ile birlikte kolluk görevlileri tarafından yakalandıkları, paketin içinden 275 adet üzerinde "... " Fiyat 131.84 YTL yazan sahte ilaç küpürü ile 125 adet üzerinde " ... XR150
Mg" Fiyat 77.56 yazan sahte ilaç küpürlerinin ele geçtiği, bu küpürlerin orjinal firmalarından sorulduğunda firmalara ait olmadığının ve sahte olduklarının tespit edildiği; ... Eczanesinde çalıştığı sürede, orjinal olmadığı tespit edilen sahte ilaç küpürlerini tanıklar ..., ... ve ... ... gibi çeşitli şahıslar adına düzenlenen reçetelerde kullanmak ve bunları ilgili resmi kurumlara göndermek suretiyle kamu kurumlarının zararına diğer sanığın da yardımıyla sebep olduğu iddia edilen olayda; sanık ...'ın çalıştığı ... Eczanesi ile ilgili olarak İstanbul Sağlık İşleri İl
Müdürlüğünün ilgili birimince yapılan inceleme sonucu tanıklar ..., ... ve ... ...'ya ait reçetelerde sahte küpür şüphesi bulunduğu gerekçesi ile ...,...,... Eczaneleri hakkında usulsüz çalıştıkları iddiası ile 14/01/2008 tarih ve 2008/2 sayılı rapor ile suç duyurusunda bulunulduğu, bu duyuru üzerine Şişli Cumhuriyet Başsavcılığı'nca 2008/13106 soruşturma dosyası ile ayırma kararı verildiği, yine sanıklara kargo ile paketi gönderen ... isimli şahıs hakkında 2008/13118 soruşturma dosyası ile ayırma kararı verildiği anlaşılması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi açısından; ayırma kararı üzerine yapılan soruşturmalar sonucunda açılan davalar olup olmadığının tespiti ile mevcut ise dosyaların getirtilip incelenmesi, hukuki ve fiili bağlantı olması durumunda dosyaların birleştirilmesi, mümkün olmadığı taktirde dosyaların denetime izin verecek şekilde onaylı bir fotokopisinin dosya içine konulması ve buna göre tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.04.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.