Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2011/23218 K.2013/6739
Özet: (1) Sanığın PTT Başmüdürlüğü Teknik İşler Müdürlüğünde memur olarak çalışırken, kurumdan aldığı sevk kağıdı ile sigortalı işte çalışan kızını iki kez muayene ettirip 44,05 TL ilaç bedelini kuruma fatura ettirmesiyle kamu kurumu zararına dolandırıcılık suçunu işlediği iddia edildi. (2) Mahkeme, kurumun herhangi bir zararı olmadığına ve dolandırıcılık suçunun oluşmadığına hükmeterek sanığın haksız çıkar sağlamadığını belirtti; karar oybirliğiyle 11.04.2013 tarihinde onaylandı.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Nitelikli dolandırıcılık
...
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
PTT Başmüdürlüğü Teknik İşler Müdürlüğünde memur olarak çalışan sanığın, kurumdan aldığı sevk kağıdı ile sigortalı işte çalışan kızını 10.11.2005 ve 01.12.2005 tarihlerinde muayene ettirip 44,05 TL ilaç bedelini kuruma fatura ettirmek suretiyle kamu kurumu zararına dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanığın kızının sigortalı olarak çalışmaya başladığı 13.09.2005 tarihinden itibaren prim ödenmesi nedeniyle sağlık yardımına müstehak sayılmasından dolayı tabi olduğu ilgili sosyal güvenlik kurumunun sağlık hizmetlerinden yararlanmaya hak kazanacağı ve kurumun herhangi bir zararı söz konusu olmayacağı anlaşılmakla, dolandırıcılık suçunun oluşmadığına yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 11.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Nitelikli dolandırıcılık
...
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
PTT Başmüdürlüğü Teknik İşler Müdürlüğünde memur olarak çalışan sanığın, kurumdan aldığı sevk kağıdı ile sigortalı işte çalışan kızını 10.11.2005 ve 01.12.2005 tarihlerinde muayene ettirip 44,05 TL ilaç bedelini kuruma fatura ettirmek suretiyle kamu kurumu zararına dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanığın kızının sigortalı olarak çalışmaya başladığı 13.09.2005 tarihinden itibaren prim ödenmesi nedeniyle sağlık yardımına müstehak sayılmasından dolayı tabi olduğu ilgili sosyal güvenlik kurumunun sağlık hizmetlerinden yararlanmaya hak kazanacağı ve kurumun herhangi bir zararı söz konusu olmayacağı anlaşılmakla, dolandırıcılık suçunun oluşmadığına yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 11.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.