‹ Ana sayfa
Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2011/22964 K.2013/6745

Esas No: 2011/22964 · Karar No: 2013/6745 · Karar Tarihi: 11.04.2013
ÖzetHer cümle kararın kendi metninden doğrulandı.
Karar yönü: BozmaKimin lehine: Sanık
Uyuşmazlık
Sanıkların sahte çek yaprağı kullanarak dolandırıcılık suçunu işledikleri iddiasıyla yargılanmaları sırasında, eylemin nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmadığına dair görevli mahkemenin tayini tartışılmaktadır.
Kaynak pasajlar (1)
  • Somut olayda; 09.04.2007 tarihli iddianamede; sanıkların, şikayetçi ...'nun bürosundan 12.11.2005 tarihinde çalındığı ileri sürülen ve bankanın maddi varlıklarından olan suça konu çek yaprağını sahte düzenleyip kullanarak şikayetçi ...'ı dolandırdıkları tavsif ve iddia olunmasına göre, eylemlerinin sübutu halinde TCK'nın 158/1-f maddesinde tanımlanan "nitelikli dolandırıcılık" suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri tayin ve takdir görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekillerde hüküm tesisi,
Gerekçe
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, sanıkların eylemlerinin TCK'nın 158/1-f maddesinde tanımlanan nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmadığına dair delilleri takdir etme görevinin Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğunu tespit etmiştir. Bu nedenle, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken Asliye Ceza Mahkemesi tarafından yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
Kaynak pasajlar (1)
  • Somut olayda; 09.04.2007 tarihli iddianamede; sanıkların, şikayetçi ...'nun bürosundan 12.11.2005 tarihinde çalındığı ileri sürülen ve bankanın maddi varlıklarından olan suça konu çek yaprağını sahte düzenleyip kullanarak şikayetçi ...'ı dolandırdıkları tavsif ve iddia olunmasına göre, eylemlerinin sübutu halinde TCK'nın 158/1-f maddesinde tanımlanan "nitelikli dolandırıcılık" suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri tayin ve takdir görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekillerde hüküm tesisi,
Sonuç
Sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık iddiasıyla açılan davada, Asliye Ceza Mahkemesi görevsizlik kararı vermeyerek hüküm kurmuştur. Yargıtay 15. Ceza Dairesi, suçun niteliğine göre görevli mahkemenin Ağır Ceza Mahkemesi olması gerektiğine hükmederek yerel mahkeme kararını bozmuştur.
Kaynak pasajlar (2)
  • Somut olayda; 09.04.2007 tarihli iddianamede; sanıkların, şikayetçi ...'nun bürosundan 12.11.2005 tarihinde çalındığı ileri sürülen ve bankanın maddi varlıklarından olan suça konu çek yaprağını sahte düzenleyip kullanarak şikayetçi ...'ı dolandırdıkları tavsif ve iddia olunmasına göre, eylemlerinin sübutu halinde TCK'nın 158/1-f maddesinde tanımlanan "nitelikli dolandırıcılık" suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri tayin ve takdir görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekillerde hüküm tesisi,
  • Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, kazanılmış hakların hükmolunan ceza yönünden CMK'nın 307/4. maddesi uyarınca saklı tutulmasına, 11.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Nitelikli hırsızlık, dolandırıcılık
...

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.

Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.

Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.

Somut olayda; 09.04.2007 tarihli iddianamede; sanıkların, şikayetçi ...'nun bürosundan 12.11.2005 tarihinde çalındığı ileri sürülen ve bankanın maddi varlıklarından olan suça konu çek yaprağını sahte düzenleyip kullanarak şikayetçi ...'ı dolandırdıkları tavsif ve iddia olunmasına göre, eylemlerinin sübutu halinde TCK'nın 158/1-f maddesinde tanımlanan "nitelikli dolandırıcılık" suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri tayin ve takdir görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekillerde hüküm tesisi,

Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, kazanılmış hakların hükmolunan ceza yönünden CMK'nın 307/4. maddesi uyarınca saklı tutulmasına, 11.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?