Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2011/22607 K.2013/6437
Özet: Uyuşmazlık, sanığın trafik kazası sonucu ödenmesi gereken tazminatın bir kısmını alıp kalanını tutması ve bu durumun hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu oluşturup oluşturmadığıyla ilgilidir. Mahkeme, delillerin eksik incelenmesinden dolayı kararını bozarak 09.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karara bağlamıştır.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma
HÜKÜM: Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanık avukat ...'in, katılan ...'in eşi, ... ve ...'in babası, tanık ... ...'in kardeşi olan müteveffa ... ...'in trafik kazası sonucu ölmesi üzerine, gerekli hukuki işlemleri yerine getirmek amacıyla, katılanlarca yetkilendirilmiş olan ... ... tarafından ... 1. Noterliğince düzenlenen 28/09/2005 tarihli ve 20700 yevmiye sayılı vekaletname ile vekil tayin edilmesi ve ... Sigorta şirketinden hasar tazminat bedeli olarak 23/11/2005 tarihinde 47.088,35 TL tahsil ettiği halde, şikayetçilere 15.979,00 TL verip kalan miktarı uhdesinde tutması şeklinde geliştiği iddia olunan olayda, sanığın ... ... ile aralarında düzenledikleri avukatlık ücret sözleşmesine binaen ücretinin bir kısmını alıp kalanını verdiğini söylemesi, ücret sözleşmesinde 30/09/2005 tarihinde düzenlendiği yazılı olmasına rağmen katılanların beyanlarında bu sözleşmenin sanık tarafından sorumluluktan kurtulmaya yönelik olarak sonradan düzenlenip bu tarihin atıldığının iddia edilmesi, katılanların vekil olarak atadıkları ... ...'nin vekaletnamesinde katılanlara vekil tayin etme yetkisinin bulunmaması, sanık ile birlikte hareket ettiği iddia olunan ... ... hakkında ... Asliye Ceza Mahkemesinde aynı suçtan yargılama yapılması hususları dikkate alınarak, sanık avukatın cezai sorumluluğunu etkileyecek delillerin bulunması ihtimaline binaen bahsi geçen dosyanın celp edilip incelenerek gerekirse birleştirme hususu da düşünülerek ilgili delil ve belgelerin dosya arasına alınması, mahkemece sanığın asliye hukuk mahkemesi, ... mahkemesi ve ağır ceza mahkemesindeki davaları takip ettiği kabulü ile, yaptığı ... karşılığı bahsi geçen miktarı aldığı gerekçesiyle beraat kararı verilmiş ise de, dosya arasındaki bilgi ve belgeler ile dosya inceleme tutanaklarına göre, ... mahkemesinden istenen dosyanın taraflarının farklı olduğu, ağır ceza mahkemesinden istenen dosya ile ilgili olarak ise henüz cevap gelmeden sanığın bu dosyaları takip ettiğinin kabul edilmesi karşısında, sanığın takip ettiğini söylediği dosyalar belirlenip incelendikten sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma
HÜKÜM: Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanık avukat ...'in, katılan ...'in eşi, ... ve ...'in babası, tanık ... ...'in kardeşi olan müteveffa ... ...'in trafik kazası sonucu ölmesi üzerine, gerekli hukuki işlemleri yerine getirmek amacıyla, katılanlarca yetkilendirilmiş olan ... ... tarafından ... 1. Noterliğince düzenlenen 28/09/2005 tarihli ve 20700 yevmiye sayılı vekaletname ile vekil tayin edilmesi ve ... Sigorta şirketinden hasar tazminat bedeli olarak 23/11/2005 tarihinde 47.088,35 TL tahsil ettiği halde, şikayetçilere 15.979,00 TL verip kalan miktarı uhdesinde tutması şeklinde geliştiği iddia olunan olayda, sanığın ... ... ile aralarında düzenledikleri avukatlık ücret sözleşmesine binaen ücretinin bir kısmını alıp kalanını verdiğini söylemesi, ücret sözleşmesinde 30/09/2005 tarihinde düzenlendiği yazılı olmasına rağmen katılanların beyanlarında bu sözleşmenin sanık tarafından sorumluluktan kurtulmaya yönelik olarak sonradan düzenlenip bu tarihin atıldığının iddia edilmesi, katılanların vekil olarak atadıkları ... ...'nin vekaletnamesinde katılanlara vekil tayin etme yetkisinin bulunmaması, sanık ile birlikte hareket ettiği iddia olunan ... ... hakkında ... Asliye Ceza Mahkemesinde aynı suçtan yargılama yapılması hususları dikkate alınarak, sanık avukatın cezai sorumluluğunu etkileyecek delillerin bulunması ihtimaline binaen bahsi geçen dosyanın celp edilip incelenerek gerekirse birleştirme hususu da düşünülerek ilgili delil ve belgelerin dosya arasına alınması, mahkemece sanığın asliye hukuk mahkemesi, ... mahkemesi ve ağır ceza mahkemesindeki davaları takip ettiği kabulü ile, yaptığı ... karşılığı bahsi geçen miktarı aldığı gerekçesiyle beraat kararı verilmiş ise de, dosya arasındaki bilgi ve belgeler ile dosya inceleme tutanaklarına göre, ... mahkemesinden istenen dosyanın taraflarının farklı olduğu, ağır ceza mahkemesinden istenen dosya ile ilgili olarak ise henüz cevap gelmeden sanığın bu dosyaları takip ettiğinin kabul edilmesi karşısında, sanığın takip ettiğini söylediği dosyalar belirlenip incelendikten sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.