‹ Ana sayfa
Yargıtay15. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2011/22189 K.2013/6013

Esas No: 2011/22189 · Karar No: 2013/6013 · Karar Tarihi: 02.04.2013
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık

**HÜKÜM:** Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılan ...'nın, yanında çalışan tanık İbarhim Karan isimli şahısla beraber... iline geldiği, adres sormak için il girişindeki petrol istasyonuna girdikleri, kendisini kadir olarak tanıtan sanık ...'in katılanın yanına gelerek ne iş yaptığını sorduğu, katılanın bilgisayar alım-satım işleri yaptığını söylemesi üzerine, sanığın kendisini petrol ... sahibi olarak göstererek işyerine bilgisayar lazım olduğunu söylediği, bunun üzerine katılanın, ...'daki işyerini arayarak 5,600 Dolar değerinde 5 adet bilgisayar siparişi verdiği ve bu bilgisayarları 02.09.2005 günü...'ya getirip petrol İstasyonunda sanığa teslim ettiği, sanığın katılana "burada bekleyin, ben gidip paranızı getireyim" diyerek katılan ve tanık İbrahimin yanından ayrıldığı, daha sonra katılanı arayarak onu bir lokantaya çağırdığı, lokantaya gelen katılana "bilgisayarların parasını, Iğdır'daki arkadaşım ... size verecek" dediği ve katılan adına
senet tanzim ettiği, Iğdır'a giden katılan ve tanık ...'in, ...'i bulamadıkları, tekrar...'ya geldiklerinde petrol ... isimli işyerine gittikleri ve sanığın bu işyerinin sahibi olmadığını ve bu işyeriyle bir ilgisinin bulunmadığını anladıkları olayda; sanığın dolandırıcılık suçunu işlediğine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Gerekçeli kararın 2. bendinde 5237 sayılı Kanunu'un 62. maddesi gereğince uygulama yapılırken sonuç cezanın 1 yıl 8 ay yerine "18 ay hapis" şeklinde tayini mahalllinde düzeltilebilir hata olarak görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hükümden sonra 08.02.2008 gün ve 26781 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nun 231. maddesi gereğince, "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına" karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK'nun 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, 02.04.2013 Tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?