‹ Ana sayfa
Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2011/21804 K.2013/6151

Esas No: 2011/21804 · Karar No: 2013/6151 · Karar Tarihi: 04.04.2013
Özet: Uyuşmazlık, sanığın çalıntı kaydı bulunan araçla ilgili olarak katılanlara hileli davranışlarla dolandırıcılık yapması iddiasıdır; mahkeme, sanığın iki ayrı dolandırıcılık suçunu işlediğini kabul ederek mahkumiyet kararı vermiştir. Karar, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereği hüküm fıkrasının düzeltilmesiyle birlikte yeniden duruşma yapılmadan onaylanmıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık

HÜKÜM: Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.

Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, ergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. ullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.

Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, layın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, ullanılan hilenin şekli, ullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.

Somut olayda; ... ilçe Emniyet Müdürlüğünde 29.12.2007 tarihi itibariyle çalıntı kaydı bulunan ... plakalı araçla suç tarihinde ... Sanayi Sitesine gelen sanığın, yeni tanıştığı katılan ...'e kendini toptan gıda ticareti yapan ... adı ile tanıtması veya gerçeğe uygun olmayan biçimde ... Gıda adı altında toptan gıda ticareti yaptığını söylemesi ve sohbetlerinin devamında gıda dağıtımı işinde çalışabilecek bir şoföre ihtiyacı bulunduğunu belirtmesi, adı geçen katılanın da kardeşi olan diğer katılan ...'i ona tavsiye edip, çağırarak sanıkla tanıştırması bilahare sanığın katılan ...'den işe alınabilmesi için bir takım belgeler ile teminat adı altında para istemesi, katılan ...'in 800 TL ve 1.200 TL karşılığı altını işe alınacağı vaadine kanarak vermesi, bu arada sanığın gıda dağıtım işinde kullanmak istediği uygun bir araç alacağı inancını da katılan ...'da uyandırarak, ... plakalı adına tescilli aracına talip olması, aracı beğenmesi halinde satın alacağını söyleyip ön mutabakata varılmasını sağlayıp, ortaya koyduğu senaryonun icrasına devam ederek çalıntı kaydı olan yukarıda bahsi geçen otoyu, yarattığı güven ortamını daha da güçlendirme vasıtası kılmak saikiyle katılan ...'de bırakıp, katılan ...'ya tescilli otomobili alıp uzaklaşması şeklindeki eylemlerinin, katılanlara karşı iki ayrı "dolandırıcılık" suçunu oluşturduğunu takdir eden mahkemenin kabul ve uygulamasında aşağıda belirtilen bozma sebebi dışında bir isabetsizlik görülmemiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafiinin mahkumiyetlere yeterli delil olmadığına, eksik soruşturma ve inceleme yapıldığına yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Temel hapis cezaları alt sınırdan, takdir ve tayin olunduğu halde adli para cezasının belirlenmesine esas temel tam gün sayısının, aynı gerekçeye dayanılarak, asgari haddin üzerinde takdir ve tayini ile çelişkiye neden olunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince ugyulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının 1-a) ve 2-a); 1d) ve 2d) paragraflarında yer alan, sırasıyla "500" ve "500"; "10.000" ve "10.000" rakamlarının hükümlerden çıkartılarak yerlerine yine sırasıyla "5" ve "5"; "100" ve "100" rakamları yazılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 04.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?