Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2011/21757 K.2013/5564
Özet: Asliye Ceza Mahkemesi, güveni kötüye kullanma suçunun oluşmadığı gerekçesiyle, katılan sanığa beraat kararı verip, hükmü onayladı.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Güveni Kötüye Kullanma
HÜKÜM: Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Katılana ait avea bayiinde çalışan sanığın, müşterilerden tahsil ettiği fatura bedellerine ait kredi kartı siliplerini yok ederek tahsil edilmemiş gibi kendi uhdesinde tutup güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin iddia olunduğu somut olayda; müştekiye ait işyerinde günlük yapılan fatura tahsilatı ve nakit çekime ilişkin bir tutanak veya belge düzenlenmeği, sanığın 12.085 TL aldığını tespit eden mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunun müşteki tarafından sunulan ve kendi tespitlerinden oluşan rakamlar üzerinden belirlenmesi karşısında üzerine atılı güveni kötüye kullanma suçunu işlediğine dair savunmasının aksine mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesiyle verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 27/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Güveni Kötüye Kullanma
HÜKÜM: Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Katılana ait avea bayiinde çalışan sanığın, müşterilerden tahsil ettiği fatura bedellerine ait kredi kartı siliplerini yok ederek tahsil edilmemiş gibi kendi uhdesinde tutup güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin iddia olunduğu somut olayda; müştekiye ait işyerinde günlük yapılan fatura tahsilatı ve nakit çekime ilişkin bir tutanak veya belge düzenlenmeği, sanığın 12.085 TL aldığını tespit eden mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunun müşteki tarafından sunulan ve kendi tespitlerinden oluşan rakamlar üzerinden belirlenmesi karşısında üzerine atılı güveni kötüye kullanma suçunu işlediğine dair savunmasının aksine mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesiyle verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 27/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.