‹ Ana sayfa
Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2011/21462 K.2012/40261

Esas No: 2011/21462 · Karar No: 2012/40261 · Karar Tarihi: 28.06.2012
Özet: Uyuşmazlık konusu: Müşteki tarafından sahte çekle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlamasıdır. Mahkeme, sanığı bu suçlardan mahkum etmiş ve hükmü 28/06/2012 tarihinde oybirliğiyle onaylanmıştır.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik

HÜKÜM: Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Müşteki ...’nun, 17.10.2006 günü, satacağı kumaş karşılığında, daha öncesinde de ... yerinden kumaş alarak kendisine borçlanan sanıktan almış olduğu, 31.01.2007 keşide tarihli, hamilene düzenlenen ve keşideci olarak... Nakliyat İnşaat ve Akaryakıt A.Ş’nin imzasının bulunduğu, 14.700 TL bedelli çeki, Işıkkent ... Şubesine kontrol amacıyla götürdüğünde, banka görevlileri tarafından çekin sahte olduğunun anlaşılması üzerine görevli polislere durumun bildirildiği, bu sırada bankaya müşteki ... ile birlikte gelen ve araç içerisinde müştekiyi bekleyen sanığın, polislerin bankaya geldiklerini görmesi üzerine olay yerinden ayrıldığı, Müştekinin, kendisine verilen ve yargılama aşamasında yaptırılan bilirkişi incelemeleri ile sahte olduğu tespit olunan çeki, bizzat bankadan sormak ve öğrenmek istediği sırada çekin sahte olduğunun anlaşılması üzerine sanığın olay yerinden kaçtığı iddia olunan ve mahkemece dolandırıcılık suçuna teşebbüs resmi belgede sahtecilik olarak kabul edilen suçlara ilişkin olarak;
Sanığa yüklenen dolandırıcılık suçunun bankanın maddi varlığı olan çek kullanılmak suretiyle işlendiğinin iddia ve kabul olunması karşısında; 5237 sayılı TCK nun 158/1-f maddesinde tanımlanan nitelikli halin oluştuğunun gözetilmemesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
5237 Sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarına ilişkin hak yoksunluğunun, aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 1412 Sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu hususların yeniden duruşma yapılmaksızın CMUK'nın 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasında yer alan 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılıp yerine, “53. maddenin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın c bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?