Yargıtay15. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2011/21162 K.2013/5665
Özet: (1) Sanığın çiftçi‑pirim kayıt sisteminde beyan ettiği 227.755 m² alanda pamuk ektiği iddiası ile soruşturma sonucunda tespit edilen 155.991 m² alanda gerçekten ekilen pamuk arasındaki farktan dolayı 11.207 lira haksız Kütlü Pamuk Destekleme primi bankaya yatırıldığı yönündeki nitelikli güveni kötüye kullanma suçlaması. (2) Mahkeme, delillerin yetersizliğini ve sanığın beraatını kabul ederek karar verdi.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Nitelikli güveni kötüye kullanma
HÜKÜM: Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, çiftçi–pirim kayıt sistemindeki beyanına göre 227.755 m² alanda Pamuk ektiğine dair kayıt olduğu halde sonradan soruşturmayla toplanan verilerin değerlendirmesi neticesinde 155.991 m² alanda pamuk ekildiğinin tespit edildiği, aradaki farktan kaynaklanan 11,207 Lira haksız Kütlü Pamuk Destekleme priminin bankadaki hesabına yatırıldığı iddia olunan somut olayda; fiilen ekili olarak tespit edilen arazide sattığından daha çok miktarda pamuk elde edilebileceğinin imkan dahilinde olduğu, savunmanın aksine her türlü şüpheden uzak mahkumiyete yeter ve inandırıcı deliller elde edilemediğinden “beraat” kararı verilmesi gerektiğini takdir eden mahkemenin kabul ve uygulanmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delilere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin eksik soruşturma ve inceleme yapıldığına, suçun oluştuğuna yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hüküm ONANMASINA, 28.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Nitelikli güveni kötüye kullanma
HÜKÜM: Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, çiftçi–pirim kayıt sistemindeki beyanına göre 227.755 m² alanda Pamuk ektiğine dair kayıt olduğu halde sonradan soruşturmayla toplanan verilerin değerlendirmesi neticesinde 155.991 m² alanda pamuk ekildiğinin tespit edildiği, aradaki farktan kaynaklanan 11,207 Lira haksız Kütlü Pamuk Destekleme priminin bankadaki hesabına yatırıldığı iddia olunan somut olayda; fiilen ekili olarak tespit edilen arazide sattığından daha çok miktarda pamuk elde edilebileceğinin imkan dahilinde olduğu, savunmanın aksine her türlü şüpheden uzak mahkumiyete yeter ve inandırıcı deliller elde edilemediğinden “beraat” kararı verilmesi gerektiğini takdir eden mahkemenin kabul ve uygulanmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delilere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin eksik soruşturma ve inceleme yapıldığına, suçun oluştuğuna yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hüküm ONANMASINA, 28.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.