‹ Ana sayfa
Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2011/21111 K.2013/5641

Esas No: 2011/21111 · Karar No: 2013/5641 · Karar Tarihi: 27.03.2013
Özet: Uyuşmazlık konusu: Sanığın, nüfus cüzdanı ve ikametgah belgesini sahte yaparak şirket antetli belgelerine hileli imza atması ve bu şekilde bankadan 5.500 TL kredi alıp borcunu ödeyerek dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlemesi. Mahkeme, sanığı her iki suç için de mahkumiyet kararı vererek temyiz itirazlarını bozdu.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik

HÜKÜM: Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.

Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.

Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.

Özel şirkette şoför olarak çalışan sanığın, tanıdığı olan ...'ün nüfus cüzdanına kendi resmini yapıştırıp, O'nun adına olan sahte ikametgah belgesini temin edip, şirket antetli belge üzerine aldığı maaşı yüksek göstererek, şirket yetkilisi yerine imzaladığı belge ile katılan ...'na başvurarak 5500 TL kredi aldığı ve kovuşturma başlamadan tamamını ödediği somut olayda;
A-Dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik sanığın temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanığın, ertelemeye ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel hükümlülük kaydının bulunmamasına, dolandırıcılık suçu yönünden kovuşturma başlamadan önce bizzat pişmanlık gösterdiğinin kabul edilerek hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanmasına, her iki suç yönünden de "fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları lehine hafifletici neden kabul edilerek verilen cezada TCK.nun 62. maddesi uyarınca indirime gidilmesine" rağmen, bunlarla çelişkiye düşülerek "sanığın kişilik özellikleriyle sosyal ve ekonomik durumu gözetildiğinde işlediği suçtan pişmanlık duyduğuna ve dolayısıyla yeniden suç işlemiyeceğine dair mahkememize tam bir kanaat gelmediğinden, daha önce kasıtlı bir suçtan mahkumiyeti bulunduğu gibi kişilik özellikleriyle duruşmadaki tutum ve davranışı göz önünde bulundurulduğunda yeniden suç işlemiyeceği hususunda mahkememize tam bir kanaat gelmediğinden" bahisle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, cezaların seçenek yaptırımlara çevrilmesine veya ertelenmesine yer olmadığına dair kararlar verilmesi,
B-Resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik sanığın temyiz isteminin incelenmesinde;
1-Mahkemece, sahtecilik suçunun konusunu teşkil ettiği kabul edilen, sanığın kredi başvurusunda kullandığı nüfus cüzdanı ve ikametgah belgesinin asıllarının bulunmayıp, fotokopilerinin bulunması karşısında anılan belgelerin iğfal kabiliyetlerinin ne surette oluştuğunun karar yerinde tartışılmaması,
2-İddianame kapsamında bulunan, şirket antetli belge üzerine sanığın aldığı maaşı yüksek göstererek, şirket yetkilisi yerine imzaladığı sahte evrak hakkında gerekçeli kararda değerlendirme yapılmaması,
Kabule göre de;
Suça konu nüfus cüzdanı ve ikametgah ilmuhaberinin aynı anda katılan bankaya ibraz edilmesi karşısında, zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmamasına rağmen, sanık hakkında verilen cezadan TCK 43. madde gereğince artırım yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?