Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2011/20975 K.2013/4917
Özet: Uyuşmazlık, sanığın Bigadiç Noterliği ve tuhafiye dükkanı ile ilgili işlemlerinde, genel vekaletname ve azilnamenin ardından müdahil adına çekleri keşide etmesi, malları satması ve satış bedelini teslim etmemesiyle güveni kötüye kullanma ve resmi belgede sahtecilik suçlarından iddia edilmiştir. Mahkeme, delillerde yeterli isabet bulunmadığını belirterek, hem güveni kötüye kullanma hem de resmi evrakta sahtecilik suçlarının yasal unsurlarının oluşmadığını kabul ederek sanığı beraat ettirmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Güveni kötüye kullanma, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanığın, katılanın verdiği ... Noterliği’nin 05.02.1999 tarihli 1277 yevmiye numaralı genel vekaletname ile Bigadiç ilçe merkezinde açtığı tuhafiye dükkanının işlerini yürüttüğü, daha sonra anlaşamamaları nedeni ile ayrıldıkları, bunun üzerine müdahilin Bigadiç Noterliği’nin 14.07.2005 tarihli 2913 yevmiye numaralı azilnamesi ile genel vekillikten azlettiği, azilnamenin 19.07.2005 tarihinde tebliği edildiği, azledilmesinden sonraki tarihlerde müdahilin genel vekili gibi hareket etmeye devam ederek, müdahil adına çekleri keşide etmeye devam ettiği, yine müdahile ait ve kendisinin işlettiği tuhafiye dükkanındaki malları, azledilmesinden önce, 06.07.2005 tarihinde Muslu Koçak’a sattığı, daha sonra satış bedelini işyerinin sahibi olan müdahile teslim etmediği şeklinde gerçekleştiği iddia edilen olayda resmi evrakta sahtecilik suçundan mahkumiyetine yeter delil bulunmadığına ve güveni kötüye kullanma suçunun yasal unsurlarının oluşmadığına dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 18/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Güveni kötüye kullanma, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanığın, katılanın verdiği ... Noterliği’nin 05.02.1999 tarihli 1277 yevmiye numaralı genel vekaletname ile Bigadiç ilçe merkezinde açtığı tuhafiye dükkanının işlerini yürüttüğü, daha sonra anlaşamamaları nedeni ile ayrıldıkları, bunun üzerine müdahilin Bigadiç Noterliği’nin 14.07.2005 tarihli 2913 yevmiye numaralı azilnamesi ile genel vekillikten azlettiği, azilnamenin 19.07.2005 tarihinde tebliği edildiği, azledilmesinden sonraki tarihlerde müdahilin genel vekili gibi hareket etmeye devam ederek, müdahil adına çekleri keşide etmeye devam ettiği, yine müdahile ait ve kendisinin işlettiği tuhafiye dükkanındaki malları, azledilmesinden önce, 06.07.2005 tarihinde Muslu Koçak’a sattığı, daha sonra satış bedelini işyerinin sahibi olan müdahile teslim etmediği şeklinde gerçekleştiği iddia edilen olayda resmi evrakta sahtecilik suçundan mahkumiyetine yeter delil bulunmadığına ve güveni kötüye kullanma suçunun yasal unsurlarının oluşmadığına dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 18/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.