Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2011/20145 K.2013/4487
Özet: (1) Uyuşmazlık konusu, sanıkların doğrudan gelir desteği başvurularını ve tarlaların satışıyla ilgili dolandırıcılık ve görevi kötüye kullanma suçlamalarıdır; (2) Mahkeme, sanıkları dolandırıcılık suçundan beraat ettirerek, görevini kötüye kullanma suçundan da beraat etti.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ: Dolandırıcılık, görevi kötüye bulunma
HÜKÜM: Beraat Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Somut olayda; Sanık ...'in oğlu olan ... ... adına kayıtlı olup başkasına satmış olduğu tarlalar için 2006 yılında doğrudan gelir desteğinden faydalanmak için başvuruda bulunduğu, mahalle azası olan sanık ... ile ... olan sanık ...'ın da doğrudan gelir desteği ile ilgili muhtarlık tarafından imzalanması gereken evrakları imzaladıkları, sanık ...’in hazırladığı evrakların ilçe tarım müdürlüğünce eksiklik nedeni ile geri çevrildiği anlaşılmış olup, sanıklar ... ve ...’in kendilerine ibraz edilen evraklarda yazılı taşınmazlara ait tapu kayıtlarına göre işlem yaptıkları ve taşınmazın devredildiğinden haberlerinin olamayacağı, sanık ...’in yaptığı başvuru bakımından da yapılan bu başvurunun idare tarafından reddedildiği ve sanıkta üzerine atılı suçun manevi unsurunun oluşmadığı kanaatına varıldığından, sanık ...'in dolandırıcılık suçundan beraatine, sanıklar ... ve ...'nın görevi kötüye kullanmak suçunun da beraatlerine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 12.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi
HÜKÜM: Beraat Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Somut olayda; Sanık ...'in oğlu olan ... ... adına kayıtlı olup başkasına satmış olduğu tarlalar için 2006 yılında doğrudan gelir desteğinden faydalanmak için başvuruda bulunduğu, mahalle azası olan sanık ... ile ... olan sanık ...'ın da doğrudan gelir desteği ile ilgili muhtarlık tarafından imzalanması gereken evrakları imzaladıkları, sanık ...’in hazırladığı evrakların ilçe tarım müdürlüğünce eksiklik nedeni ile geri çevrildiği anlaşılmış olup, sanıklar ... ve ...’in kendilerine ibraz edilen evraklarda yazılı taşınmazlara ait tapu kayıtlarına göre işlem yaptıkları ve taşınmazın devredildiğinden haberlerinin olamayacağı, sanık ...’in yaptığı başvuru bakımından da yapılan bu başvurunun idare tarafından reddedildiği ve sanıkta üzerine atılı suçun manevi unsurunun oluşmadığı kanaatına varıldığından, sanık ...'in dolandırıcılık suçundan beraatine, sanıklar ... ve ...'nın görevi kötüye kullanmak suçunun da beraatlerine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 12.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.