Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2011/20089 K.2013/4359
Özet: (1) Sanığın hurda araca karşılık 300 TL nakit ve 1000 TL bedelli senet vererek, senedin keşideci kısmına kendi ismini yazıp imzalayarak yasal takibi engellemesiyle dolandırıcılık suçundan dolayı dava açılmıştır. (2) Mahkeme, sanığın eyleminin dolandırıcılık kastı taşımadığını ve hukuki uyuşmazlık niteliğinde olduğunu belirterek sanığı beraat ettirmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, katılandan aldığı hurda araca karşılık 300 TL nakit 1000 TL bedelli senet verdiği, senedin keşideci kısmına ismini ... olarak yazıp imzalayarak yasal takibini engellemek suretiyle atılı suçu işlediği iddia olunan olayda; katılanın sanığa dilediği zaman ulaştığı, okuma yazması bulunmayan sanığın ilçede ... ismiyle tanındığı, borcu kabul ettiği gibi icra takibine de itirazının bulunmadığı, katılanın tanıdıkları olan tanık ... ...’in senedin kendisi tarafından tanzim edildiği ve ... olarak bildiği sanık tarafından imzalandığını beyan etmesi karşısında, dolandırıcılık kastının bulunmadığı ve eylemin hukuki uyuşmazlık niteliğinde olduğu gerekçesiyle sanığın beraatine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 11/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, katılandan aldığı hurda araca karşılık 300 TL nakit 1000 TL bedelli senet verdiği, senedin keşideci kısmına ismini ... olarak yazıp imzalayarak yasal takibini engellemek suretiyle atılı suçu işlediği iddia olunan olayda; katılanın sanığa dilediği zaman ulaştığı, okuma yazması bulunmayan sanığın ilçede ... ismiyle tanındığı, borcu kabul ettiği gibi icra takibine de itirazının bulunmadığı, katılanın tanıdıkları olan tanık ... ...’in senedin kendisi tarafından tanzim edildiği ve ... olarak bildiği sanık tarafından imzalandığını beyan etmesi karşısında, dolandırıcılık kastının bulunmadığı ve eylemin hukuki uyuşmazlık niteliğinde olduğu gerekçesiyle sanığın beraatine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 11/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.