‹ Ana sayfa
Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2011/18902 K.2013/2869

Esas No: 2011/18902 · Karar No: 2013/2869 · Karar Tarihi: 18.02.2013
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın güveni kötüye kullanma suçundan mahkumiyet kararı ve temyiz itirazlarının incelenmesi; mahkeme, temyiz isteğini reddederek kararın 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine göre geçerli olduğunu kabul etti. Mahkeme ayrıca, adli para cezasının fazla belirlenmesini düzelterek 20,00 TL’lik adli para cezası ile cezalandırmayı onayladı.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Güveni kötüye kullanma, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi

HÜKÜM: Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık ... hakkında suç eşyasını bilerek kabul etme veya satın alma suçundan hükmolunan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık hakkında hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre hükmün, 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 5219 Sayılı Kanun’un 3-B maddesi ile değişik 1412 Sayılı CMUK’un 305/1. maddesi gereğince, karar tarihi itibariyle temyizi mümkün olmadığından, temyiz isteğinin aynı kanunun 317. maddesi gereğince REDDİNE,
2-Sanık ... hakkında güveni kötüye kullanma suçundan hükmolunan temyiz itirazlarına yönelik incelemede;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.

Somut olayda; katılana ait kamyonda şoför olarak çalışan sanık ...’un, temyiz istemi reddedilen sanık ...’a olan borcu karşılığında ona vermek üzere kamyonda bulunan katılana ait 210 litre mazotu çekerek boşalttığı sırada yakalandığı anlaşıldığından, eyleminin güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezasının alt sınırdan tayin edilmesine rağmen, adli para cezasının belirlenmesi sırasında, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeye dayanarak tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesine istinaden uygulanması gereken CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hükümde yer alan adli para cezalarına ilişkin bölümlerinin çıkarılarak yerine, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 155/2. maddesi gereğince 5 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı kanunun 35/2 maddesi uyarınca 2/4 oranında indirilerek 2 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, TCK.nın 62. maddesi gereğince cezasından 1/6 oranında indirim yapılarak 1 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı kanunun 52. maddesi uyarınca verilen 1 gün adli para cezasının günlüğü 20,00 TL 'den çevrilmek üzere sonuç olarak 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” yazılmak suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?