‹ Ana sayfa
Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2011/17648 K.2012/45309

Esas No: 2011/17648 · Karar No: 2012/45309 · Karar Tarihi: 11.12.2012
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın bir kişiyi hileli davranışlarla kandırarak ev satışı sözleşmesi yapması ve bu işlemi dolandırıcılık olarak değerlendirilmesiydi; mahkeme, sanığın daha önce kasıtlı suçtan mahkum olduğu gerekçesiyle 5271 sayılı CMK’nın ilgili maddesini uygulayarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar veremediğini belirledi. Sonuç olarak, Asliye Ceza Mahkemesi sanığı dolandırıcılık suçundan yargılayıp, 11.12.2012 tarihinde oybirliğiyle hüküm onayladı.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK.nun 231/6. maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.

Sanığın, çocukluğunda yaşadığı ailevi problemler nedeniyle yardıma ihtiyacı olduğu bir dönemde kendisine zaman zaman yardımcı olan katılanı yıllar sonra bulup, kendisini avukat olarak tanıtıp, evi olmadığını öğrendiği katılana elinde kelepir bir ev bulunduğunu, gönül borcunu ödemek istediğini, bu nedenle evi katılana uygun fiyatla satacağını, bunun için katılana yalnızca tapu masraflarını ödemesini, evin bedelini zaman içerisinde yavaş yavaş ödeyebileceğini söylemesi, katılan ve ailesini ...'da bir eve götürüp gezdirmesi, katılan ve ailesinin evi beğenmeleri üzerine olay günü tapu devir işlemleri için ... Hükümet Konağında buluşmaları, katılanın devir masrafları için getirdiği parayı alıp Hükümet Konağından içeri giren sanığın arka kapıdan kaçıp ortadan kaybolması şeklinde gelişen olayda, dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 11.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?