‹ Ana sayfa
Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2011/17478 K.2012/44586

Esas No: 2011/17478 · Karar No: 2012/44586 · Karar Tarihi: 03.12.2012
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanıkların dolandırıcılık ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından mahkum edilip edilmediği ile ilgiliydi; Mahkeme, delillerin yetersiz olduğunu kabul ederek sanıkları bu suçlardan beraat ettirdi ve hüküm açıklamasını geri bırakmadı.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık ... hakkında koşulları bulunduğu halde TCK”nın 58. maddesinin uygulanmaması aleyhte temyiz bulunmadığından bozma nedeni sayılmamış olup, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK un 231/6. maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasınına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine, oluşa, tanık beyanları, olay tutanağına göre sanıklar haklarında görevi yaptırmamak için direnme eylemlerinin sabit bulunduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki bu suçla ilgili eksik kovuşturmaya dair bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.

1-Sanık ... hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2)-Sanıklar, ... haklarında dolandırıcılık ve sanıklar ... haklarında görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde,
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.

Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.

Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.

Somut olayda; sanıkların olay tarihinde müştekiye birlikte hareketle gerçekte olmadığı halde 3.500. TL değerinde ve altın kaplama olduğunu söyleyip ikna etmek suretiyle saat sattıkları karşılığında 150. TL ve bir adet cep telefonunu almak suretiyle dolandırdıkları müşteki, saatin sahte olduğunu anlayıp polise başvurarak sanıkları gösterdiğinde görevli polis memurlarınca haklarında işlem yapılmak üzere araca davet edilen sanıkların tehditle polise direndikleri iddiaları ile açılan davada, mahkemenin sanık ... hakkında dolandırıcılık, sanıklar ... Acay, ... hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçunun oluştuğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.

1) Sanıklar Akan ve Çetin”in yüklenen dolandırıcılık suçunu işledikleri hususunda mahkumiyetlerine yeterli her türlü kuşkudan uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından sanıkların bu suçtan beraatleri yerine yazılı gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi,
2) Dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlerde, hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,
3) Sanıklar ... Acay ve ... haklarında, hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.un 231. maddesi uyarınca; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321 maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03/12/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?