‹ Ana sayfa
Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2011/13748 K.2012/37930

Esas No: 2011/13748 · Karar No: 2012/37930 · Karar Tarihi: 28.05.2012
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Kamu Kurumu ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık

HÜKÜM: Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.

Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.

Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.

Somut olayda;
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 56/son maddesi ve Sosyal Sigortalar Yoklama Yönetmeliğinin "Yoklama işlemlerinin amacı" başlıklı 73. ve devamı maddesi ile ilgili tebliğin "yoklama işlemleri ve yöntemleri" başlıklı 6. ve 7. maddeleri kapsamında kurum tarafından yaptırılan yoklama suçluları takip edip yakalamaya yönelik bir düzenleme olup işlenen suçu ortadan kaldırmayacağı nazara alınarak ölen ...'ın nüfus aile kayıt tablosunun çıkartılarak son zamanlarında İstanbul'da beraber yaşadığı çocuklarından sanığın ölüm olayını 11 sene boyunca öğrenip öğrenmediği hususunda tanık olarak ifadelerine başvurulması ve olağan hayat koşullarına göre normal olup olmadığının değerlendirilmesi, 24.02.2006 tarihli ihbarnameyi gönderen ... Sok. ....../Ankara adresinde oturan ...,'in sanığın sicil dosyasını bilebilecek kadar tanıdığı anlaşıldığından, tanık sıfatıyla olayla ilgili beyanının alınması, sanık ile ölen üvey annesi arasındaki yakınlığın ve sanığın üvey annesinin ölümünden haberdar olup olmadığı hususları sorularak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, sanığın üvey annesi ile sosyal ilişkileri kesildiğinden, ölümünden haberdar olmadığı ve vefatını öğrenmesinden sonra dul aylığını almadığı savunmasına itibar edilerek, ayrıca kurum tarafından yoklama yaptırılmadığından bahisle eksik inceleme ile yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28/05/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?