Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2011/12831 K.2012/36375
Özet: Uyuşmazlık, sanıkların hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işleyip işlemediği konusundadır; mahkeme, sanıkların kamyonu ve yükü yetkisiz şekilde başka bir akaryakıt istasyonuna boşaltarak bu suçu oluşturduğunu kabul etmiştir. Mahkeme, sanıkları hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan mahkum etmiş ve ceza hükmünü TL olarak düzelterek onaylamıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda;
Sanık ...’nun, diğer sanık ...’ya ait ... plaka sayılı aracın şoförü olduğu, katılan ... Petrol ve Yalçınkaya Nakliyat Ltd. Şti. tarafından Antalya’ya götürülmek üzere kamyona yüklenen boya ve malzemesinin sanık ...’na teslim edildiği, nakliyat sözleşmesi ve yaptığı ... gereği bu yükü yerine teslim etmesi gerekirken, diğer sanık ...’nın emir ve talimatları doğrultusunda teslim yerine ulaştırmayıp, Kastamonu’daki sanık ...’nın tanıdığı olan ... 'na ait akaryakıt istasyonuna boşalttığı anlaşıldığından, eylemlerinin iştirak halinde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Güveni kötüye kullanma suçunun, müsaderesine karar verilen kamyonun kullanılması suretiyle işlendiği, dosya kapsamından kamyonun benzer nitelikteki olaylar için de kullanıldığının anlaşılması yanı sıra, somut olayın söz konusu araç olmadan gerçekleştirilmesinin mümkün bulunmaması karşısında, müsadere yönünden bozma isteyen tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine ancak;
Adli para cezalarının 5083 sayılı Kanun'un 1. maddesi ile 01.01.2009 tarihinde yürürlüğe giren Bakanlar Kurulu'nun 04.04.2007 tarih ve 2007/11963 sayılı kararının 1. maddesi uyarınca Türk Lirası (TL) olarak belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili, sanık ... müdafii ile sanık ...’nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK' nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında yer alan "YTL" ibaresinin "TL" olarak değiştirilmesi suretiyle; hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 04.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda;
Sanık ...’nun, diğer sanık ...’ya ait ... plaka sayılı aracın şoförü olduğu, katılan ... Petrol ve Yalçınkaya Nakliyat Ltd. Şti. tarafından Antalya’ya götürülmek üzere kamyona yüklenen boya ve malzemesinin sanık ...’na teslim edildiği, nakliyat sözleşmesi ve yaptığı ... gereği bu yükü yerine teslim etmesi gerekirken, diğer sanık ...’nın emir ve talimatları doğrultusunda teslim yerine ulaştırmayıp, Kastamonu’daki sanık ...’nın tanıdığı olan ... 'na ait akaryakıt istasyonuna boşalttığı anlaşıldığından, eylemlerinin iştirak halinde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Güveni kötüye kullanma suçunun, müsaderesine karar verilen kamyonun kullanılması suretiyle işlendiği, dosya kapsamından kamyonun benzer nitelikteki olaylar için de kullanıldığının anlaşılması yanı sıra, somut olayın söz konusu araç olmadan gerçekleştirilmesinin mümkün bulunmaması karşısında, müsadere yönünden bozma isteyen tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine ancak;
Adli para cezalarının 5083 sayılı Kanun'un 1. maddesi ile 01.01.2009 tarihinde yürürlüğe giren Bakanlar Kurulu'nun 04.04.2007 tarih ve 2007/11963 sayılı kararının 1. maddesi uyarınca Türk Lirası (TL) olarak belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili, sanık ... müdafii ile sanık ...’nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK' nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında yer alan "YTL" ibaresinin "TL" olarak değiştirilmesi suretiyle; hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 04.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.