‹ Ana sayfa
Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2011/12695 K.2012/35763

Esas No: 2011/12695 · Karar No: 2012/35763 · Karar Tarihi: 26.04.2012
Özet: (1) Sanığın bir cep telefonunu müştekinin rızası dahilinde alıp iade etmemesi nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan dolandırıcılık olarak yargılanması; (2) Mahkeme, 26/04/2012’de oybirliğiyle sanığı hapis cezası ile mahkum etti.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık

HÜKÜM: Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Gerekçeli kararın başlık bölümünde suçun işlendiği zaman dilimi ve suç yeri gösterilmeyerek, 5271 sayılı CMK' nın 232/2-c maddesine aykırı davranılmış ise de bu hususun mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

Sanık hakkında; 5237 sayılı TCK 'nın 155/1 maddesi gereğince hüküm kurulurken, hapis cezası ile birlikte adli para cezasına da karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sadece hapis cezasına hükmedilmesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden almak, hırsızlık suçunun temel şeklidir. Taşınır malın alınmasının suç oluşturabilmesi için, zilyedinin rızasının bulunmaması gerekir. Güveni kötüye kullanma suçunda ise, başkasına ait olup da, muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyetliği kendisine devredilmiş olan mal üzerinde, kendisinin veya başkasının yararına olarak, zilyetliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunan veya bu devir olgusunu inkar eden kişi, şikayet üzerine, cezalandırılmaktadır. Zilyetlik rızayla faile devredilmelidir.

Somut olayda; sanığın, bir yeri arayacağını söyleyerek, müştekinin rızası dahilinde aldığı cep telefonunu kullandıktan sonra müştekiye iade etmemesi ve olay yerinden uzaklaşması karşısında; cep telefonunun zilyetliğinin, kısa bir süre için de olsa müşteki tarafından sanığa devredilmiş olması karşısında, eylemin güveni kötüye kullanmak suçunu oluşturduğu dikkate alınarak, hırsızlık suçunun oluşacağı yönünde tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.

Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK’nın. 231/6. maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 26/04/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?