Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2011/12327 K.2011/12304
Özet: Yer Cumhuriyet Başsavcısı ile sanıkların temyiz itirazlarının orayla görüldüğü 29.11.2011 tarihinde Ağır Ceza Mahkemesi, 1271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca 1412 sayılı CMUK 321. maddesi çerçevesinde “dolandırıcılık ve görevi kötüye kullanma” suçlarından dolayı sanıkların mahkumiyetini bozma kararı aldı.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık-Görevi Kötüye Kullanmak
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Katılan sıfatını alabilecek şekilde suçtan zarar görmüş bulunan yakınanın 5271 sayılı CMK.nın 260/1. maddesine göre sanık hakkında kurulan hükmü temyize hakkı bulunduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7. ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanıklara yüklenen "Dolandırıcılık ve görevi kötüye kullanma" suçlarının yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suçun işlendiği tarihte yürürlükte bulunan ve lehe olan TCK.nun 102/4. maddesine göre, hesaplanan beş yıllık dava zamanaşımının, sanık ... hakkında 11.05.2006 günlü sorgu, diğer sanıklar hakkında ise 17.06.2006 günlü mahkumiyet ile inceleme tarihleri arasında dolduğu, anlaşılmış, O Yer Cumhuriyet Savcısı, müşteki vekili ve sanıklar müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddesi gereğince DÜŞMESİNE, 29.11.2011 gününde oybirilğiyle karar verildi.
SUÇ: Dolandırıcılık-Görevi Kötüye Kullanmak
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Katılan sıfatını alabilecek şekilde suçtan zarar görmüş bulunan yakınanın 5271 sayılı CMK.nın 260/1. maddesine göre sanık hakkında kurulan hükmü temyize hakkı bulunduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7. ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanıklara yüklenen "Dolandırıcılık ve görevi kötüye kullanma" suçlarının yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suçun işlendiği tarihte yürürlükte bulunan ve lehe olan TCK.nun 102/4. maddesine göre, hesaplanan beş yıllık dava zamanaşımının, sanık ... hakkında 11.05.2006 günlü sorgu, diğer sanıklar hakkında ise 17.06.2006 günlü mahkumiyet ile inceleme tarihleri arasında dolduğu, anlaşılmış, O Yer Cumhuriyet Savcısı, müşteki vekili ve sanıklar müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddesi gereğince DÜŞMESİNE, 29.11.2011 gününde oybirilğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.