‹ Ana sayfa
Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2011/12250 K.2012/34740

Esas No: 2011/12250 · Karar No: 2012/34740 · Karar Tarihi: 16.04.2012
Özet: Uyuşmazlık, sanığın müşteriyi dolandırarak 1.700 TL’yi alıp bankaya yatırmadığı ve paranın bir kısmını harcayarak mağdurun zararına yol açmasıdır; mahkeme, bu eylemin dolandırıcılık suçunu oluşturduğunu kabul ederek sanığı mahkum etmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık

HÜKÜM: Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.

Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.

Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.

Somut olayda;
Müştekinin beyaz eşya satan dükkanında çalışan sanığın, müştekinin bankaya yatırması için 1.700 YTL para verdiği diğer çalışan ...’nun iş yerinden ayrılmasından kısa bir süre sonra arkasından gidip kendisini patronun gönderdiğini, bankaya parayı kendisinin yatıracağını belirtip onu kandırarak 1.700 YTL’yi parayı alıp bankaya yatırmadığı gibi bir kısmını harcayıp müştekinin şikayeti üzerine sanığın yapılan üst aramasında 900 YTL ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen eylemde dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak,
1-Adli para cezalarının 5083 sayılı Kanun'un 1. maddesi ile 01.01.2009 tarihinde yürürlüğe giren Bakanlar Kurulu'nun 04.04.2007 tarih ve 2007/11963 sayılı kararının 1. maddesi uyarınca Türk Lirası (TL) olarak belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
2- 5237 sayılı TCK'nun 58/7 maddesi uyarınca "mükerrelere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, denetimli serbestlik tedbirinin süresini infaz aşamasında 5275 sayılı kanun hükümleri uyarınca tayin ve tespiti gerektiği gözetilmeden 5237 sayılı TCK'nın 51/6 maddesi gerekçe gösterilerek tedbir süresininde belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK'nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılık aynı kanunun 322. maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden; hükümde yer olan "YTL" ibaresinin "TL" olarak değiştirilmesi ve “1 yıl süreyle” ibaresinin kaldırılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16/04/2012 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?