Yargıtay 14. Hukuk Dairesi Borçlar Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2017/982 K.2017/3341
Özet: 1) Mirasbırakanı …’dan intikal edecek taşınmaz hisselerinde ortaklığın satış yoluyla giderilmesi talebi üzerine açılan ortaklık giderilmesi davası. 2) Mahkeme, davayı kabul ederek ilgili taşınmazlardaki ortaklığın satış yolu ile giderilmesine karar vermiş, ancak sonrasında hukuki yarar yokluğundan dolayı kararın bozulmasına hükmedip harcın iadesini gerçekleştirmiştir.
MAHKEMESİ: Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 05.08.2008 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 12.11.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi bir kısım davalılar tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, İİK'nın 121. maddesi uyarınca alınan yetki belgesine dayalı olarak açılan ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkiline olan borcu nedeniyle davalılardan ... hakkında icra takibi başlatıldığını ve takip neticesinde borçlu davalıya mirasbırakanı ...’dan intikal edecek taşınmaz hisseleri üzerine haciz konulduğunu, icra hukuk mahkemesince kendilerine haczedilen taşınmazlar üzerinde ortaklığın giderilmesi davası açmak üzere süre verildiğini belirterek davaya konu 675, 977, 990, 992 parsel ve 14 ada 13 parsel sayılı taşınmazlar üzerindeki ortaklığın satış yoluyla giderilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan ..., davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile dava konusu taşınmazlar üzerindeki ortaklığın satış yoluyla giderilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, bir kısım davalılar temyiz etmiştir.
Somut uyuşmazlıkta; dosya içerisindeki tapu kayıtlarına göre, mahkemece hüküm verildikten sonra taşınmazlardaki elbirliği mülkiyetinin müşterek mülkiyete dönüştürüldüğü, borçlu (davalı) ...’nın taşınmazlarda müstakil pay sahibi haline geldiği anlaşılmaktadır. Alacaklı (davacı) tarafından borçlunun haczedilen payının doğrudan icra yolu ile satışı mümkün hale geldiğinden alacaklının (davacı) İcra ve İflas Kanununun 121. maddesi gereğince yetki alarak dava konusu taşınmaz yönünden ortaklığın giderilmesi davası açmasında hukuki yararı kalmamıştır. Mahkemece, hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerekir. Bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenler ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 24.04.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 05.08.2008 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 12.11.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi bir kısım davalılar tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, İİK'nın 121. maddesi uyarınca alınan yetki belgesine dayalı olarak açılan ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkiline olan borcu nedeniyle davalılardan ... hakkında icra takibi başlatıldığını ve takip neticesinde borçlu davalıya mirasbırakanı ...’dan intikal edecek taşınmaz hisseleri üzerine haciz konulduğunu, icra hukuk mahkemesince kendilerine haczedilen taşınmazlar üzerinde ortaklığın giderilmesi davası açmak üzere süre verildiğini belirterek davaya konu 675, 977, 990, 992 parsel ve 14 ada 13 parsel sayılı taşınmazlar üzerindeki ortaklığın satış yoluyla giderilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan ..., davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile dava konusu taşınmazlar üzerindeki ortaklığın satış yoluyla giderilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, bir kısım davalılar temyiz etmiştir.
Somut uyuşmazlıkta; dosya içerisindeki tapu kayıtlarına göre, mahkemece hüküm verildikten sonra taşınmazlardaki elbirliği mülkiyetinin müşterek mülkiyete dönüştürüldüğü, borçlu (davalı) ...’nın taşınmazlarda müstakil pay sahibi haline geldiği anlaşılmaktadır. Alacaklı (davacı) tarafından borçlunun haczedilen payının doğrudan icra yolu ile satışı mümkün hale geldiğinden alacaklının (davacı) İcra ve İflas Kanununun 121. maddesi gereğince yetki alarak dava konusu taşınmaz yönünden ortaklığın giderilmesi davası açmasında hukuki yararı kalmamıştır. Mahkemece, hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerekir. Bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenler ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 24.04.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.