Yargıtay 14. Hukuk Dairesi Ticaret Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2016/310 K.2018/784
Özet: Uyuşmazlık, mirasın gerçek reddi talebi üzerine, 21.12.2014'te vefat eden bir murisin mirasını reddetme davasında 3 aylık yasal sürenin açılış süresiyle ilgiliydi. Sulh Hukuk Mahkemesi, temyiz üzerine kararını bozalak, harcın iadesini hükmetti ve yasal sürenin içinde kabul edildiğini belirtti.
MAHKEMESİ: Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacılar tarafından, 10.03.2015 gününde verilen dilekçe ile mirasın gerçek reddi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 24.04.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, TMK 605/1. madde gereğince mirasın gerçek reddi talebine ilişkindir.
Davacılar, murisleri ...’ın 21.12.2014 tarihinde vefat ettiğini, murisin mirasını kayıtsız şartsız reddettiklerinin tespitini istemiştir.
Mahkemece, davanın 3 aylık yasal süreden sonra açıldığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacılar temyiz etmiştir.
Gerçek ret, mirasçıların sulh mahkemesine sözlü veya yazılı beyanı ile yapılır. TMK 606. maddesine göre; "miras 3 ay içerisinde reddolunabilir. Bu süre, yasal mirasçılar için mirasçı olduklarını daha sonra öğrendikleri ispat edilmedikçe mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri tarihten itibaren işlemeye başlar." Bu süre hak düşürücü nitelikte olup mahkemece re'sen dikkate alınması gerekir. Böyle bir davada sulh hukuk mahkemesi hakiminin görevi, reddin süresinde olup olmadığı ve ret edenin mirasçılık sıfatı bulunup bulunmadığını incelemek, süre koşulu ile mirasçılık sıfatının gerçekleşmesi halinde ise, Türk Medeni Kanununun 609. maddesi uyarınca ret beyanını tespit ve tescil etmekten ibarettir.
Somut olayda, davacılar 04.03.2015 tarihinde mirasın gerçek reddini istediği, murisin ölüm tarihinin ise 21.12.2014 olduğu, mirasın gerçek reddi istenebilmesi için düzenlenen 3 aylık yasal sürenin ise 21.03.2015 tarihinde dolduğu anlaşılmaktadır. Dava TMK 606. maddesinde belirtilen 3 aylık süre içerisinde açıldığından, mahkemece davanın esası ile ilgili bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle davanın süresinde açılmadığından bahisle reddedilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle hüküm bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 05.02.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Davacılar tarafından, 10.03.2015 gününde verilen dilekçe ile mirasın gerçek reddi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 24.04.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, TMK 605/1. madde gereğince mirasın gerçek reddi talebine ilişkindir.
Davacılar, murisleri ...’ın 21.12.2014 tarihinde vefat ettiğini, murisin mirasını kayıtsız şartsız reddettiklerinin tespitini istemiştir.
Mahkemece, davanın 3 aylık yasal süreden sonra açıldığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacılar temyiz etmiştir.
Gerçek ret, mirasçıların sulh mahkemesine sözlü veya yazılı beyanı ile yapılır. TMK 606. maddesine göre; "miras 3 ay içerisinde reddolunabilir. Bu süre, yasal mirasçılar için mirasçı olduklarını daha sonra öğrendikleri ispat edilmedikçe mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri tarihten itibaren işlemeye başlar." Bu süre hak düşürücü nitelikte olup mahkemece re'sen dikkate alınması gerekir. Böyle bir davada sulh hukuk mahkemesi hakiminin görevi, reddin süresinde olup olmadığı ve ret edenin mirasçılık sıfatı bulunup bulunmadığını incelemek, süre koşulu ile mirasçılık sıfatının gerçekleşmesi halinde ise, Türk Medeni Kanununun 609. maddesi uyarınca ret beyanını tespit ve tescil etmekten ibarettir.
Somut olayda, davacılar 04.03.2015 tarihinde mirasın gerçek reddini istediği, murisin ölüm tarihinin ise 21.12.2014 olduğu, mirasın gerçek reddi istenebilmesi için düzenlenen 3 aylık yasal sürenin ise 21.03.2015 tarihinde dolduğu anlaşılmaktadır. Dava TMK 606. maddesinde belirtilen 3 aylık süre içerisinde açıldığından, mahkemece davanın esası ile ilgili bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle davanın süresinde açılmadığından bahisle reddedilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle hüküm bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 05.02.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.